KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/6028 E., 2008/11791 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, elektrik abonesi olduğunu,dava dışı kızının ... Üniversitesini kazanması nedeniyle evini ... iline naklettiğini aboneliğe ait evde yaz aylarında 10-15 gün kadar kaldığını ve ayda bir ikikez gelip gittiğini buna rağmen davalı idareninin fazla elektrik tüketildiğinden bahisle kaçak tutanağı düzenlediğini açılan ceza davasından beraat ettiğini ileri sürerek 2.918 YTL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak davacının 86.771.790 TL dışında davalıya başkaca borcunun bulunmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir.
Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar.
Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Yine anılan yasanın 3/d maddesinde, “hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet” olarak tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalı ...'ın (satıcı) davacı konut abonesine ücret karşılığında elektrik kullanım hizmeti sunduğu, tutulan kaçak tutanağı içerisinde normal kullanımdan ... borcunda bulunacağı aşikar olduğundan ve taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak sözkonusu olmaz. ...’de ayrıca Tüketici Mahkemesi var ise dava dilekçesinin görev yönünden reddi aksi durumda davaya Tüketici Mahkemesi niteliği ile bakılması gerekir.
2-Bozma nedenine göre tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/6028, K. 2008/11791, 14 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama