KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/6049 E., 2008/10616 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
587 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... ... ile davacı vekili avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, emlakçılık işi ile uğraştığını, davalının maliki olduğu taşınmaz üzerine dava dışı ...
Konut Yapı Kooperatifi tarafından bina yapılması için 23.08.1995 tarihinde imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesine aracılık ettiğini, 11.03.1997 tarihinde davalı ile imzalanan sözleşme ile de davalının bu hizmetine karşılık, kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince kendisine isabet eden dört adet daireyi vermeyi, daireleri veremez ise 500.000 DM tazminat ödemeyi taahhüt ettiğini, davalının edimini yerine getirmemesi sebebi ile ihtar çektiğini, ancak davalının kooperatif ile imzaladığı sözleşmenin feshedildiğini ileri sürerek edimini yerine getirmediğini iddia ederek,
sözleşmede kararlaştırılan 500.000 DM tazminattan şimdilik 10.000 YTL nın, ıslahla 470.468,605 YTL nın faizi ile davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı, dava dışı kooperatif ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandıktan sonra davacı ile sözleşme imzalandığını, bu sözleşmenin yapılmasındaki amacın davacının tarla vasfındaki taşınmazın arsa vasfına dönüştürülmesi, ruhsatların alınıp inşaatın tamamlanıp kat mülkiyetine geçilmesine kadar bütün işleri davacının yapması karşılığında alacağı ücretin belirlenmesine ilişkin olduğunu ancak
2008/6049-10616
inşaatın başlamadığını, davacının edimlerini yerine getirmediğini, kooperatifin de sözleşmeyi feshettiğini,davacının alacağı olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 413.328,33 YTL alacağın 10.000 YTL bölümüne dava tarihinden, bakiye bölüme ıslah tarihinden yasal faiz uygulanarak davalıdan alınmasına karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı, tellallık hizmeti nedeniyle ödenmeyen ücreti yerine sözleşmede kararlaştırılan tazminatın ödenmesini istemiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 11.03.1997 tarihli “Gayrimenkul Satış ve Taahhüt Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin 1.maddesinde davalıya ait taşınmaz üzerine dava dışı kooperatif tarafından toplu konut inşa edileceği belirtilmiş, 2.maddesinde ise “Kooperatifçe mülk sahiplerinden ...’a intikal eden vaziyet planında E Blok da belirlenen 11,12,13,14 numaralı daireler , iş bu sözleşme taraflarından ... oğlu ...’nın ilgili SS ...
Kırıkkale Yapı Kooperatifi ile ... arasında yapmış olduğu aracılık ve hizmetler karşılığında komisyon olarak kendisine bırakılmıştır.” 4.maddede ise. “Kat Mülkiyeti kurulması sonucunda ilgili daireler ...’ya tapuları verilecektir... Tapuların devri ile ilgili taahhüt yerine getirilmediğinde ... 500.000 DM tazminat ödemeyi kabul ve taahhüt eder.” hükümleri bulunmaktadır.
Davacı bu sözleşmenin emlak komisyon ücret sözleşmesi olduğunu, aracılık hizmetini yerine getirdiğini iddia ederek talepte bulunmuş ve mahkemece de BK 104 maddesine göre taşınmaz tellallığı sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmasının yeterli olduğu, davacının aracılık ettiği sözleşmenin gerçekleşmesinin gerekli olmadığı, davacının aracılık hizmetini yerine getirmekle ücrete hak kazandığı, ücret ödenmediğinden cezai şartı istemekte haklı olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; taraflar arasında imzalandığı kabul edilen sözleşme içeriği itibarı ile taşınmaz mülkiyetinin naklini içermektedir.
Yani tellalık ücreti karşılığında taşınmaz mülkiyeti geçirme vaadi bulunduğundan, karma nitelikli bir sözleşme olup, tellallık sözleşmesinin yazılı yapılması yeterli ise de, taşınmaz mülkiyetinin devri resmi şekle tabii olduğundan,(MK. 634, yeni MK. 706, Borçlar Kanunun 213, Tapu Kanununun 26 ve Noterlik Kanununun 60 maddeleri) dava konusu sözleşme geçersiz sözleşme olup, bu sözleşmede kararlaştırılan cezai şartta geçersizdir.
Bu durumda mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2008/6049-10616 2-Bozma nedenini göre davacının temyiz itirazların incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/6049, K. 2008/10616, 16 Eylül 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama