KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/618 E., 2008/8506 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Davacı-krş. dvl
- ... Bankası A.Ş. vekili avukat ...
Karar Metni
577 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki aktin feshi, alacak, tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı birleşen davanın kabulüne asıl davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı birleşen davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalılar ..., ... ve vekilleri avukat ... avukat ... gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 1.7.2005 tarihli sözleşme ile davalıların taşınmazlarını 5.yıl süreyle kendisine kiraya verdiklerini, banka şubesi olarak kullanılacak kiralanandan tadilat çalışmalarına başladığını,kiralananın depreme dayanıksız olduğunu tespit ettirdiğini,davalıya 29.9.2005 gününde ihtarname gönderip,binanın güçlendirilmesi ve iskan ruhsatını ibraz etmesini,
aksi taktirde sözleşmeyi fesh edeceğini bildirdiğini,bu arada tadilat ruhsatı için dava dışı Eminönü Belediyesi’ne başvurusunun anılan belediyenin 19.10.2005 tarihli yazısı ile inşaatın ruhsatsız olması nedeniyle izin verilemeyeceği gerekçesiyle reddedildiğini,30.10.2005 günü kiralananda noter aracılığıyla tespit yaptırıp,tahliye olduğunu,kiralananın anahtarını da 8.12.2005 gününde aynı notere tevdi ettiğini ileri sürerek aktin feshine,peşinen ödenen 6 aylık kira bedeli olan 138.970.40 YTL nın tahsilini ve kiralanana yapılan 18.495 YTL nın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar kendilerinin de kiralananın depreme dayanıklı olduğuna dair rapor aldıklarını savunarak davanın reddini
2008/618-8506
dilemişler;birleşen davalarında da davacının ikinci altı aylık kira parasını ödemediğini,girişilen icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmesin istemişlerdir...
Mahkemece, kiralananın depreme dayanıklı olduğu ve davacının ruhsat almadan tadilata başlamakla kusurlu davrandığı gerekçe gösterilmek ve bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm,davacı (birleşen dosya davalısı)tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosyadaki yazılara ,kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı-birleşen dosya davalısının diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasında düzenlenmiş bulunan 1.7.2005 başlangıç tarihli sözleşmenin özel şartlar bölümünün 9/1maddesinde kiracıya binanın statiğine ve bünyesine zarar vermeyecek şekilde bina dahilinde gerekli ilave,tadilat ve tamirat yapma hakkı verilmiş; davacı kiracı da bu hakka dayanarak 7.10.2005 tarihli dilekçesiyle dava dışı Eminönü Belediye Başkanlığına tadilat ruhsatı almak için başvurmuştur.Anılan belediyenin gerek davacıya verdiği19.10.2005 tarihli cevabi yazısından ve gerekse mahkemeye verdiği 3.7.2007 tarihli cevabi yazısından kiralananda 2003 ve 2004 yıllarında ruhsatsız tadilat ve ilaveler yapıldığı,
bu nedenle 3194 Sayılı Yasanın 32 ve 34 maddeleri hükmünce belediye encümenince karar alındığı, kiralanan yönünden yasal işlemlerin devam ettiği bildirilmiş olup;davalılar da belediyenin aldığı karara karşı yargı yoluna başvurduklarını beyan etmişlerdir.Oysaki. B.K’nun 249 maddesi hükmünce, kiraya veren kiralananı sözleşmeye uygun biçimde kullanmaya elverişli olarak kiracıya teslim etmek ve kira süresince bu halin devamını sağlamakla yükümlüdür.
Kiralananın sözleşme ile güdülen amaca uygun biçimde kullanılmasını ve işletilmesini olanaksız kılacak ayıplar kiralayanın tekeffülü altındadır.Davalı kiralayanların kiralananda ruhsatsız tadilat ve ilaveler yapmaları olayın idari yargıya intikal etmesine rağmen bu yönü davcı kiracıdan saklamaları ağır kusurlarını, hatta kasten hareket ettiklerini gösterir.Bu durumda davacı kiracının sözleşmeyi fesihte haklı olduğunun kabulü gerekir.Hal böyle olunca mahkemece, davcının sözleşmeyi fesihte haklı olduğu kabul edilmeli,
davacı kiracının kiralanın anahtarını notere tevdi ettiği 8.12.2005 tarihine kadar işlemiş kira bedeli çıktıktan sonra fazladan ödenen kiranın tahsiline, birleşen davanın da reddine karar verilmelidir.Tüm bu yönlerin göz ardı edilerek
2008/618-8506 yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması,usul ve yasaya aykırı olup,bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/618, K. 2008/8506, 17 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama