KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/6507 E., 2008/9176 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki akdin feshi, alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemeni görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı müteahitten bir daire satın aldığını,davalının tapuda devrini veremediği gibi taahhüt edilen dairenin 130 m2 olmasına rağmen 100 m2 nin altında kaldığını ileri sürerek sözleşmenin feshine ödediği 22.500.000.000 TLnın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, bu tür davaların Tüketici Mahkemelerinde görüleceği gerekçe gösterilerek dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir.
Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar.
Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında 2008/6507-9176
kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, davacı ile davalı arasında taşınmaz satımına ilişkin olarak 21.12.2004 tarihinde haricen düzenlenmiş bulunan sözleşmeninin resmi şekilde yapılmaması nedeniyle geçersiz olduğu, 1.5.2002 tarihinde dava dışı arsa sahipleriyle dava dışı ... Ltd.
Şti arasında imzalanan sözleşmeyi de davalının anılan şirketi temsilen imzaladığı,davalının bu sözleşmenin tarafı olmadığı ve böylece alacağın temlikinden de söz edilemeyeceği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kalmadığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle davaya bakmaya asliye Hukuk Mahkemesi görevli olup, Tüketici Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/6507, K. 2008/9176, 1 Temmuz 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama