KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/6690 E., 2008/13435 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
435 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki takibin iptali, manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı ... ...’ın davalı banka ile kredili bankomat sözleşmesi yaptıklarını, kendisinin de bu sözleşmede kefil olarak göründüğünü, sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını buna rağmen hakkında icra takibine geçildiğini ileri sürerek sözleşmenin iptaline, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı,davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, icra takibinin itiraz ile durduğundan bahisle davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş;hüküm;davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan ... veya 2008/6690-13435
tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan ... yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı banka tarafından dava dışı ... ... ...’ya bireysel kredi Kullandırıldığı, davacının da sözleşmeyi kefil olarak imzaladığı ve böylece uyuşmazlığın 4077 sayılı yasanın 10 maddesi kapsamında tüketici kredisinden kaynaklandığı anlaşıldığından Tüketici Mahkemesi olarak uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekir. 4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz.
Hendekte’de ayrıca Tüketici Mahkemesi bulunmadığına göre davaya ara kararı verilerek Tüketici Mahkemesi niteliği ile bakılması gerekirken bu yönün gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup,bozmayı gerektirir ve Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/6690, K. 2008/13435, 11 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama