KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/6717 E., 2008/13448 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2008
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, bireysel kredi borçlanma ve rehin sözleşmesi ile kredi kullanan davalının borcunu zamanında ödemeyerek temerrüde düşmesi üzerine kat ihtarı çekerek borcun ödenmesini istediklerini, verilen süreden sonra davalının borcunu ödemediğini ileri sürerek alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı ,davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının inkar tazminatına iliskin olarak temyizi yönünden, İİK 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce icra inkar tazminatına hukmedilebilmesi için borclunun takip sırasında odeme emrine itiraz etmesı ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. Ayrıca alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın ... miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte yada bilmesi gerekmekte, boylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün
2008/6717-13448
ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Alacağın mutlaka bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Acıklanan yasal kuralların ışığında mahkemece asıl alacak üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hukmedilmesi gerekirken, yanlış degerlendirme sonucu istemin reddedilmıs olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/6717, K. 2008/13448, 12 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama