KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/6734 E., 2008/12226 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
610 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... gelmiş davalı tarafından gelen olmadığından duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 18.04.2002 tarihli bir avukatlık hizmet ve vekalet ücret sözleşmesi imzaladıklarını, bu sözleşme gereği davalıya ait ... Sulh Hukuk mahkemesinin 2002/263 esaslı İzale-i Şuyu dava dosyasını takip ettiğini,dava dosyasının davalı lehine karara bağlandığını,sözleşme gereğince hak ettiği vekalet ücreti alacağının ödenmediğini,davalı hakkında vekalet ücreti alacağı için 16.09.2005 tarihinde icra takibi başlattığını,davalının icra takibine 19.09.2005 tarihinde haksız olarak itiraz ettiğini,23.09.2005 tarihinde de yine haksız olarak azledildiğini ileri sürerek davalı hakkında vekalet ücreti alacağının tahsili için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 40.670 YTL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile takibin devamına, işlemiş faiz ve faiz oranı yönünden fazla talebin reddine, koşulları oluşmadığından davacının %40 icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K.nun 67 ... maddesinin 2.fıkrası hükmüne göre, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşullardan değildir. İcra-İnkar tazminatı, aleyhinde icra takibine itiraz edilerek işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan başka; alacağın likit ve belli olması gerekir. Alacağın ... miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte yada bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise, başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir.
Mahkemece bu istemin reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.Ayrıca Mahkemece hüküm kısmında davacının yaptığı yargılama giderlerinin eksik hesaplandığı anlaşılmıştır.Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 426. maddesi hükmü gereğince yargılama giderlerinin miktarı ve bunun hangi tarafa yükletildiği hüküm fıkrasında açıkça gosterilmelidir. Bu konuda hüküm kurulabilmesi için tarafların yargılama giderlerini açıkça istemiş olmalarına gerek yoktur.
Mahkeme, talep olmasa bile yargılama giderlerine resen karar vermekle yükümlüdür (29.5.1957 gun ve 1957/4-16 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı).
Bu açıklamaların ısığı altında mahkemece, actıgı dava kabul edılen davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin doğru hesaplanarak ve davacı lehine icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine hükmedilmesi gerekirken, eksik yargılama gideri hesaplanması ve davacının icra inkar tazminatı talebinin reddi, usûle ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması, usûlün 438/7 maddesi hükmü gereği uygun gorülmüstür.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/6734, K. 2008/12226, 22 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama