KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/7260 E., 2008/13197 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2008
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
1.058 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekilleri avukat ... ..... ve avukat ..... ..... gelmiş, davacı vekili avukat ..........'e çıkarılan davetiyenin bila tebliğ iade edildiği görüldü, duruşmaya katılan davalı vekilleri duruşma talebinden vazgeçmiş olup, dosya üzerinden karar verilmesin isteyerek dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı şirket, davalı ile 29.7.2005 tarihinde “Katalog Kapsamındaki Firmalardan Gerçekleştirilecek Açık Satışlara Ait Satın Alma Sözleşmesi” imzaladıklarını, anılan sözleşme gereğince, ...
Üniversitesinin ihtiyacı olan malzemenin temini için davalı tarafından 9.12.2005 tarihli yazı ile sipariş verildiğini, sözleşmeye göre normal koşullarda malzemenin teslim süresinin 60 gün olduğunu, ancak malzemenin yurt dışından ithal edilebilmesi için Telekomünikasyon Kurumunca ithal izninin verilmesi gerektiğini, yenileme dönemi içinde bulunulduğundan, ithal iznine yönelik bürokratik işlemlerin uzayabileceği endişesi ile 15.2.2006 tarihli yazı ile davalıya malzemelerin Şubat 2006 içinde teslim edileceğini bildirdiklerini, ithal izin işlemlerinin 7.2.2006 tarihinde tamamlandığını,
28.2.2006 tarihinde de sipariş konusu malzemeyi tedarik ettiklerini, ne var ki bu arada geçen sürenin mücbir sebep olarak değerlendirilmesine yönelik taleplerinin reddedildiğini, davalının 25.4.2006 tarihli yazı ile 5 gün içinde teslimatın yapılmasını istediğini, teslimatın yapılması için hazırlıklara başlandığı sırada ise, ... Üniversitesinin, montaj tarihinin 12.5.2006 tarihinden sonraki bir tarih olarak belirlenmesinin uygun olacağını
2008/7260-13197
bildirdiğini, malzemelerinin 30.5.2006 tarihinde teslim ve montajının yapıldığını, ancak sözleşme gereğince davalı tarafından ödenmesi gereken miktarın 270.285,86 YTL olmasına rağmen, 129.628,80 YTL tutarındaki 112 günlük gecikme cezasının, şirketin daha önceki tarihlerde doğmuş ancak henüz ödenmemiş olan hak edişlerinden kesilmek suretiyle tahsil edildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, haksız olarak hak edişlerinden kesilen 129.628,80 YTL tutarındaki şirket alacağının en yüksek reeskont faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı şirkete sözleşme kapsamında sipariş edilen malzemenin 60 günlük teslim süresi içinde teslim edilmediğini, süresinde yapılmayan teslimat nedeniyle de gecikme cezası uygulandığını, gecikmenin mücbir sebeplerden kaynaklandığının kabul edilemeyeceğini, davacı şirketin basiretli bir tacir gibi davranmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşmenin 11. maddesi gereğince ek süre talebi için süresinde başvurulmadığından davacının ek süre talebinin reddedildiği, ne var ki ... ... Rektörlüğü tarafından montajın 12.5.2006 tarihine kadar uzatılması gerektiği bildirilmiş olduğundan, davacı şirketin bu tarihe kadarki gecikmeden sorumlu olmayıp, ancak 12.5.2006 ile teslimin yapıldığı 30.5.2006 tarihleri arasındaki 17 günlük gecikmeden sorumlu olduğu kabul edilerek, davacı şirketin hak edişlerinden kesilen 17 günlük gecikme cezası olan 19.975,46 YTL’nin mahsubundan sonra kalan miktar olan 109.952,54 YTL üzerinden davanın kısmen kabulüne, anılan miktarın 21.8.2006 dava tarihinden itibaren en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 29.7.2005 tarihli “Katalog Kapsamındaki Firmalardan Gerçekleştirilecek Açık Satışlara Ait Satın Alma Sözleşmesi” kapsamında, ...
Üniversitesinin ihtiyacı olan malzemenin temini için davalı tarafından 9.12.2005 tarihli yazı ile davacı şirkete sipariş verildiği, teslim süresinin 60 gün olması nedeniyle son teslim tarihinin 7.2.2006 tarihi olduğu, malzemelerin teslim süresinden sonra 30.5.2006 tarihinde teslim edilmiş olması nedeniyle davalı tarafından sözleşmenin 12. maddesi gereğince gecikme cezası uygulanarak davacı şirketin hak edişlerinden 129.628,80 YTL’nin kesildiği, taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir.
Davacı, sipariş konusu malzemenin, yurt dışından ithalinin izne bağlı olup, yenileme dönemi içinde bulunulduğundan, ithal iznine yönelik bürokratik işlemlerin uzayabileceği endişesi ile 15.2.2006 tarihli yazı ile
2008/7260-13197
davalıya malzemelerin Şubat 2006 içinde teslim edileceğini bildirdiklerini, ithal izin işlemlerinin 7.2.2006 tarihinde tamamlandığını, 28.2.2006 tarihinde de sipariş konusu malzemeyi tedarik ettiklerini, bu arada geçen sürenin mücbir sebep olarak değerlendirilmesi gerektiğini, öte yandan teslimatın yapılması için hazırlıklara başlandığı sırada da ...
Üniversitesinin, montaj tarihinin 12.5.2006 tarihinden sonraki bir tarih olarak belirlenmesinin uygun olacağını bildirdiğini, buna rağmen malzemelerin 30.5.2006 tarihinde tesliminin yapıldığını, bu nedenle gecikme tazminatı talep edilemeyeceğini ileri sürerken, davalı sözleşme konusu malzemelerin teslimindeki gecikme nedeniyle sözleşmenin 12. maddesine uygun olarak gecikme cezası uygulandığını, olayda mücbir sebep veya ek süre verilmesini gerektiren haller bulunmadığını, kaldı ki usulüne uygun olarak ek süre talebinde de bulunulmadığını,
dolayısıyla davacı şirketin hak edişlerinden gecikme tazminatı kesilmesine ilişkin işlemde sözleşmeye aykırılık bulunmadığını savunmuştur.
Öncelikle belirtmek gerekir ki dava konusu olayda, sözleşmenin “... Verilmesi” başlıklı 11. maddesinde sayılan durumlar söz konusu olmadığından, teslimdeki gecikmenin mücbir sebepten kaynakladığı kabul edilemeyeceği gibi, aynı maddenin son cümlesinde bulunan “Bu madde gereğince ...’ten ek süre talep edilebilmesi için, Firmanın mücbir sebeplere dair, yetkili makamlar tarafından usulüne uygun olarak düzenlenecek belgeleri temin ederek ...’e ibraz etmesi şarttır.
Böyle hallerde Firmanın, mücbir sebebin vukuu tarihini takip eden 15 gün içinde ...’e başvurarak ek süre talebinde bulunması gerekir.
Aksi takdirde ...’e yapılacak müracaatlar, hiçbir şekilde dikkate alınmayacaktır.” Hükmü bulunmakta olup davalının, “mücbir sebebin gerçekleşmediği ve zamanında usulüne uygun olarak yapılmış bir müracaatın mevcut olmadığı” gerekçeleriyle davacı şirketin bu yöndeki talebini reddetmiş olmasında sözleşmeye aykırılık bulunmamakta olup, mahkemenin kabulü de bu yöndedir. Bununla beraber mahkemece, 24.10.2007 tarihli bilirkişi kurulu raporunda da belirtildiği gibi, ... ...
Rektörlüğü tarafından “montajın 12.5.2006 tarihine kadar uzatılması gerektiğine” ilişkin “9.4.2006 tarihli yazı” esas alınarak, davacı şirketin bu tarihe kadarki gecikmeden sorumlu tutulamayacağının kabulü ile, davacının sadece 12.5.2006 ile teslim tarihi olan 30.5.2006 tarihleri arasındaki süre nedeniyle gecikme cezasından sorumlu olduğu benimsenmiştir. Oysa ki “... ...
Bilgi İşlem Daire Başkanlığı” tarafından aynı Üniversitenin “Genel Sekreterlik Makamına” hitaben yazılan söz konusu 9.4.2006 tarihli yazıda, “Bu koşullar altında,
2008/7260-13197
Şubat ayının ilk haftası olarak hedeflenmiş olan talebimizin, montaj tarihini 12.5.2006 tarihine uzatmak gerekmektedir. ....Malzeme alımını 12.5.2006 tarihinden sonraki bir tarihe bırakmak en doğru karar olacaktır.” Açıklaması bulunmakta olup, sözleşmenin tarafı olmayan, ihtiyaç sahibi Üniversitenin bir daire başkanlığının, ancak tavsiye niteliğinde değerlendirilebilecek olan, kendi bünyesindeki bir başka makama göndermiş olduğu söz konusu bu yazısının, tarafları bağlayıcı nitelikte olduğunu kabul etmek mümkün olmadığı gibi davacı, sözleşmede belirtilen süre içinde malzemeleri teslime hazır olduğunu bildirdiği halde,
davalının tesellümden kaçındığını, başka bir ifade ile teslim hususunda davalı alacaklının temerrüde düştüğünü de ispat edememiştir. O halde mahkemenin bu yöndeki kabulünün aksine, malzemelerin teslim edilmesi gereken 7.2.2006 tarihinden teslim tarihi olan 30.5.2006 tarihine kadarki süre için gecikme cezasının alınması gerektiğinin kabulü gerekir.
Ne var ki sözleşmenin “Gecikme” başlıklı 12. maddesinin son pragrafında bulunan, “Ancak alınacak gecikme cezası, malın bedelini geçemeyeceği gibi, gecikme süresi de 60 günü aşamayacaktır.” Şeklindeki açık düzenleme gereğince gecikme cezasının 60 günlük süreyle sınırlı olarak alınması gerektiğinden, mahkemece 60 günlük gecikme cezası miktarı belirlenerek, bunun dışında davacı şirketin hak edişlerinden kesilen fazlaya ilişkin miktarın tahsiline karar verilmesi gerekirken, açıklanan hususlar gözardı edilerek, yazılı şekilde hüküm kuruluş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/7260, K. 2008/13197, 10 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama