KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/7922 E., 2008/14284 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
394 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının kendisinden satın aldığı sıhhi tesisat malzemelerine ilişkin satış bedellerini ödemediğini, alacağının tahsili için başlatmış olduğu icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile alışverişinin olmadığını, seyyar olarak çalıştığından, alınması gereken sıhhi tesisatlarla ilgili müşterilerine vermiş olduğu kendi el yazılarını içeren kağıtların aleyhine delil olarak kullanılmak istendiğini belirterek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen ilk hüküm, davacının temyizi üzerine Dairemizce, “davacının delil olarak dayandığı davalının el yazılarını içeren belgelerin, HUMK 292.maddesi anlamında yazılı delil başlangıcı niteliğinde olması nedeniyle davada tanık dinlenebileceğinden, mahkemece tarafların gösterecekleri tanıklar dinlenip, gerektiğinde davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden” bahisle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda yine davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan Dairemize ait bozma ilamından sonra mahkemece, davada dayanılan belgelerin yazılı delil başlangıcı niteliğinde olması nedeniyle davacının göstermiş olduğu tanıklar dinlenmişse de tanıkların, genel ifadelerle davalının davacının dükkanından veresiye alışveriş yaptığını, bir kağıdın üzerine kendi aldıklarını yazdığını beyan ettikleri, buna karşılık borcun miktarı, ödeme şekli, yazılan kağıtların ödeme sonucunda davalıya iade edilip edilmediği gibi konularda beyanda bulunmadıkları belirtilerek, davanın tanık beyanlarıyla da ispat edilemediği kabul edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa ki dinlenen davacı tanıkları, seyyar sıhhi tesisatçı olan davalının, sıhhi tesisat malzemelerinin toptan satışını yapan davacının dükkanına sık sık gelerek veresiye alışveriş yaptığını, zaman zaman aralarında ödeme konusunda uyuşmazlık çıktığını, küçük bir yer olan ilçede bu şekilde veresiye alışverişin yaygın olduğunu, ancak davacının borcunu ödeyip ödemediğini ise bilmediklerini belirtmiş olduklarından, tanıkların açıklanan bu ifadeleri gereğince dava konusu olayda davalının, davacıya ait dükkandan sıhhi tesisat malzemeleri satın aldığının, dolayısıyla taraflar arasındaki akdi ilişkinin ispat edildiğinin kabulü gerekir.
O halde mahkemece davacının, söz konusu bu akdi ilişki nedeniyle davalıdan talep edebileceği alacak miktarı belirlenmek suretiyle, belirlenecek bu miktar üzerinden davalının icra takibine vaki itirazının iptaline karar verilmesi gerekirken, tanık beyanlarının değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/7922, K. 2008/14284, 1 Aralık 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama