KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/799 E., 2008/2196 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının yapacağı inşaatlarda kullanacağı suyun kendisi tarafından verilmesi karşılığında aylık 150,00 YTL. ücret ödeneceğinin 1.4.2000 tarihli sözleşme ile kararlaştırıldığını ancak hiç ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 16 aylık toplam 2.400.000.000 Tl.nın tahsilini istemiştir. Davalı, davacıyla böyle bir anlaşmalarının bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; bozmaya uyularak davacı tarafça sözleşmenin aslının ibraz edilemediği kooperatif kayıtlarında da sözleşmenin yer almadığı böylece sözleşmenin varlığının isbatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar dairemizce, “ davacıdan sözleşme aslının istenerek davalı tarafça sözleşme altındaki imzaların benimsenmesi halinde sözleşmenin davalıyı bağlayıcı olduğu kabul edilmeli, sözleşmenin aslının sunulmaması durumunda davalının cevap dilekçesinde sözleşmeyi inkar ettiği gözetilerek davalı kooperatifin kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bu hususta alınmış bir karar bulunup bulunmadığı,
davacıya su bedeline ilişkin olarak bir ödemede bulunup bulunulmadığı saptanarak hasıl olacak sonuca uygun karar verilmelidir “ gerekçesi ile bozulmuş, ve mahkemece bozmaya uyularak yapılan incelemede, davacı taraf sözleşme aslını sunamadığından kooperatif kayıtlarında da sözleşme ve ödemeye ilişkin bir kayıt bulunmadığından sözleşmenin varlığı isbatlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Bozmadan sonra yapılan yargılama sırasında, davalı 7.12.2006 tarihli dilekçe ile , davacı ile su kullanımına dair sözlü olarak bir anlaşmanın yapıldığını, kullanılan suyun davacının kuyusundan alındığını, davacının kendi bahçesi için kullandığı suyun pompalanması için sarfedilen elektiriğin kooperatif tarafından karşılandığını, bu nedenle kullanılan su için ayrıca bedel ödenmeyeceğinin kararlaştırıldığını açıklamıştır. Davalı bu açıklaması ile hukuki ilişkiyi kabul ettiğine göre , mahkemece davalının açıklaması üzerinde durularak, bu konudaki delillerini sunması için fırsat verilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı sözleşmenin kooperatif kayıtlarında bulunmadığından bahisle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup boza nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/799, K. 2008/2196, 18 Şubat 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama