KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/8042 E., 2008/14664 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kurmayı amaçladıkları şirkete ortak yapacaklarını söyleyen davalılara ait İhlas Finans ... Şubesindeki hesaplarına 16.03.1998 tarihinde 10.000 DM yatırdığını, davalıların 2.500 DM’yi geri ödeyip kalan 7.500 DM’yi ödemedikleri gibi herhangi bir şirkete ortak da yapmadıklarını ileri sürerek, 7.500 DM karşılığı 3820 Euro bedelin bugünkü tarih itibariyle 6.150.000.000 TL’nin hesaba giriş tarihi olan 16.03.1998 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalı ... davanın reddini dilemiştir.
Davalı ...’a Tebligat Kanununun 35.maddesine göre tebligat yapılmış, davalı ... duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dilekçesi davalı ...’a tebliğe gönderildiğinde davalının adreste tanınmadığı şerhi ile bila tebliğ iade edilmiştir.Mahkemece yaptırılan zabıta araştırması sonucu davalının adresi tespit edilememiştir.Tebligat çıkarılan adres, ... Ticaret Sicil Memurluğunun bildirdiği, davalının müdürü ve ortağı olduğu ... Sanayi Ticaret Ltd.Şti.ne aittir.
Dava dilekçesinin Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ yapılabilmesi için bilinen adrese daha önceden usule uygun tebligat yapılması gerekir. Davalıya, kendisine ait olmayan adreste daha önce tebligat yapılmamıştır. ... Ticaret Sicil Memurluğu, davalıya ait ikametgah senedi göndermiş buna göre davalının adresinin “... Mah.... ... Apt.D/2 ...”olduğu görülmüştür.
Davalının bildirilen bu adresine tebligat yapılması gerekirken şartları gerçekleşmediği halde Tebligat Kanunu 35. maddesine göre tebliğ yapılması yanlıştır. Davalının anayasal savunma hakkı kısıtlanmıştır. Mahkemece taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Yukarıda açıklanan bozma nedenine göre bu aşamada davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/8042, K. 2008/14664, 4 Aralık 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama