1-Mahkeme kararında belirtilip, Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici nedenler ve özellikle davalı tarafça verilen 5.6.2006 tarihli davaya cevap dilekçesinde, “davaların başında ücretin davacılara peşin olarak ödediğinin” savunulması karşısında, ücretin peşin olarak ödenmesi konusundaki anlaşmanın kabul edildiğinin anlaşılmasına, ancak ödeme konusundaki davalı savunmasının ispat edilemediğine, bu nedenle de davalı tarafından, 30.11.2005 tarihli ihtarla gerçekleştirilen ikinci azlin de haksız olduğunun kabulüne göre, HUMK’nun 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uygun olmayan davalının karar düzeltme isteğinin REDDİNE.
2-Davacıların 11.6.2008 havale tarihli dilekçelerinin incelenmesinde;
Yerel mahkemece verilen 17.7.2007 tarihli hükmün, davalı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay’da yapılan duruşmaya her iki tarafın da vekillerinin katılmadığı, davacılar ve davalının asil olarak katıldıkları, buna rağmen davacılardan duruşma vekalet ücretinin tahsiline ilişkin kararın, maddi hataya müstenit olarak verildiği anlaşılmış olmakla, Dairemize ait 8.4.2008 tarihli 2008/2185 E. 2008/4995 K. sayılı ilamın “SONUÇ” başlıklı bölümünde bulunan (550,00 YTL duruşma avukatlık parasının davacılardan alınarak davalıya ödenmesine) söz ve rakamlarının ilamdan çıkarılmasına, söz konusu maddi hatanın bu şekilde düzeltilmesine, 14.7.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.