KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/8148 E., 2008/14895 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
450 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı ... avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı şirket, 64 parsel numaralı taşınmazda bulunan binaların yıkılması ve taşınmazdan yol geçirilmesi hususunda davalı ... ile 28.4.2005 tarihli protokol düzenlendiğini, davalı belediyenin taşınmazdaki binaların yıkılması ve üzerinden yol geçirilmesi karşılığında yüklendiği karşı edimleri 31.05.2005 tarihine kadar yerine getirmemesi halinde 2000.000 YTL ödemeyi taahhüt ettiğini, davalı belediyenin ve diğer davalının edimlerini yerine getirmediğini ileri sürerek 2000.000 YTL nin tahsilini istemiştir.
Davalı ..., protokolde taraf olmadığını savunmuş, davalı ... ise protokol tarihinde davacı şirketin iflas halinde olduğunu, protokolu davacı adına imzalayan ...'nün yetkili olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı ... hakkındaki davanın husumetten reddine, Davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü ile 2000.000 YTL nin dava tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
I-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Hakimin aşırı gördüğü cezaları indirmekle ödevIi olduğu, BK.nun 161/son maddesinde belirtilmiştir. Bu kararlaştırılan ceza koşulunun aşırı olup olmadığını belirlemede başvurulması gereken ölçüt (kıstas) önem taşır. Ceza koşulunun, sözleşenler arasındaki ilişkiye uygun düşmeyecek ölçüde yüksek tutulması ve açıkça hakseverliğe aykırı bulunması durumunda, aşırılığın varlığı kabul edilmelidir.
Böyle bir sonucun benimsenebilmesi için, alacaklının asıl edimi yerine getirmesindeki çıkarı ile, ceza koşulu olarak saptanan miktar arasındaki oranın ve borçlunun borca aykırı davranmasındaki kusur derecesinin ve borçlunun ekonomik durumunun göz önünde tutulması gerekir. Borcun yerine getirilmesinin yol açtığı zararların kapsamı üzerinde de, durulmalıdır.
Aşırılığın belirlenmesinde, ceza koşulunun borcun yerine getirilmesi için borçlu üzerinde ruhsal bir baskı yaptığı da gözetilmeli, böyle bir baskının ortadan kalkmasına yol açacak biçimde indirimden kaçınılmalıdır.
Somut olay değerlendirildiğinde ,taraflar arasındaki 28.04.2005 tarihli protokol ile tarafların edimleri kararlaştırılmış olup sözleşmenin 7.maddesinde davalı belediyenin protokol de kararlaştırılan edimlerini en geç 31.5.2005 tarihine kadar yapacağı,yapmama veya bir bölümünü eksik bırakma durumunda davacı şirkete 2000.000 YTL verileceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür. Protokolde kararlaştırılan cezai şart fahiştir. Mahkemece yukarıda belirtilen ilkeler nazara alınarak BK.nun 161/son maddesi gereğince, cezai şart olarak kararlaştırılan miktardan gerekli indirimin yapılmaması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/8148, K. 2008/14895, 17 Aralık 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama