KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/8412 E., 2008/15692 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı dava dışı üçüncü kişiden araç satın aldığını, üstünde takyidat bulunması nedeniyle ödenen satış bedelinin teminatı olarak 17.000 YTL lik senet alındığını, aracın devrini de alamadığını, davalının bu senette kefil olduğunu, her iki borçlu hakkında takip başlattığını, davalı kefilin takibe itiraz ettiğini bildirerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı, kendisinin kefil olarak senedi imzaladığını, kefaletinin adi kefalet hükümlerine tabi olup hakkında takip yapılamayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, dava dışı üçüncü kişiden satın aldığı aracın ödenen satım bedelinin teminatı olarak, aracın devrinin verilmemesi halinde tahsili amaçlı 17.000 YTL lik senet aldığı, davalının bu senedi kefil olarak imzaladığı, her iki borçlu hakkında takip yapıldığı ancak, davalı kefilin takibe itiraz ettiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Davalının kefaleti adi kefalet hükmünde olup BK.nun 486/1.maddesi hükmüne göre kefilin borç ile sorumlu olması ancak akitten sonra borçlunun iflas etmesi veya hakkında takibat icra olupta alacaklının hatası olmaksızın semeresiz kalması yahut borçlu aleyhinde Türkiye’de takibat icrasının imkansız hale gelmesi ile mümkündür. Davacı davalı açısından BK.nun 486/1.maddesi koşullarının oluştuğunu iddia ve ispat edememiştir.
Bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/8412, K. 2008/15692, 25 Aralık 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama