KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/8582 E., 2008/10642 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2008
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı davalıdan 1998 yılında bir villa satın aldığını, zamanla bir kısım ayıpların ortaya çıktığını, 4.12.2001 tarihinde aldığı tespit raporunda zararının 3.153.774.750 TL olarak belirlendiğini,davalının zararını gidermediğini, bundan sonra yeni sorunlar ortaya çıktığını, binanın çatısını komple elden geçirmek zorunda kaldığını, buna rağmen sonuç alamadığını, iç ve dış badana ve boyaların bozulduğunu,ekspertizden rapor aldığını ileri sürerek 11 865 000 000 TLnın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya konu taşınmazı sözleşme şartlarına uygun olarak yapıp teslim ettiğini, tespit raporunda belirlenen eksiklikleri giderdiklerini, tamir için gönderdikleri işçileri davalının binaya sokmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 12.10.2004 tarihli ikinci bilirkişi raporu ve 10.2.2005 tarihli ek raporu esas alınmak suretiyle davanın 9.100 YTL üzerinden kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2)Davacı, 4.12.2001 tarihli tespit raporuna dayanmak ve bir kısım harcama belgeleri de ibraz etmek surtiyle kusurlu imalat hukuki sebebine dayanarak eldeki
2008/8582-10642
davayı açmıştır. Hükme esas alınan 12.10.2004 tarihli bilirkişi raporunda ve ek raporunda davacının ibraz ettiği masraf belgelerinde gösterilen inşaat malzemelerinin davaya konu taşınmazda kullanılıp kullanılmadığından söz edilmediği gibi hükme esas alınan raporla dosya içerisindeki 27.5.2004 tarihli ilk alınan raporda birbiriyle çelişkilidir.
Davacı, 27.5.2004 tarihli oturumda ilk alınan rapora itirazının bulunmadığını beyan ettiğine göre davacının bu beyanı da gözetilmek suretiyle tespit raporu, ibraz edilen harcama belgeleri ve bu belgelerde gösterilen inşaat malzemelerinin taşınmazda kullanılıp kullanılmadığı konusunda uzman bilirkişi veya kurulu aracılığı ile mahallinde keşif yapılmak suretiyle araştırılmalı, raporlar arasındaki çelişki de giderilmek suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Bu yönlerin göz ardı edilerek yetersiz bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/8582, K. 2008/10642, 16 Eylül 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama