KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/878 E., 2008/6308 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı borçlu ile kefillerin alınan kredi borcunu ödemediklerini , yapılan icra takibine itiraz ettiklerini ileri sürerek itirazın iptali ile inkar tazminatını talep etmiştir. Davalılar savunmada bulunmamıştır. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonrasında sözleşmedeki imzaya itiraz edilmediğine dayanılarak davanın kabulüne, itirazın iptali ile inkar tazminatına karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı asıl borçlu ... arasında 28.2.2000 tarihli kredi sözleşmesinin düzenlendiği, diğer davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile sözleşmeyi imzaladıkları dosyaya ibraz edilmiş olan kredi sözleşmesi ile sabittir.
Davacı borcun ödenmediğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.Davaya konu teşkil eden Arsin İcra Müdürlüğünün 2005/18 esas sayılı icra dosyasının dosya içerisinde olmadığı, davacı tarafından davalıların borcunun hangi dönemlerden kaynaklandığına, ne zaman ve ne miktar itibarı ile temerrüde düşüldüğüne ve hangi faiz oranlarının uygulandığına ilişkin herhangi bir bir açıklamanın yapılmadığı ve davalı tarafa çıkarılması gereken hesap kat ihtarının dosyada bulunmadığı, mahkemece davalıların borçlarının tespitine yönelik her hangi bir bilirkişi incelemesinin yapılmadıği görülmüştür.
Ayrıca BK 484 maddesi gereğince kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için kefilin sorumlu olacağı en üst sınırın gösterilmesi gerekir. Kefilin sorumlu olacağı miktar belli değilse kefalet geçerli olmadığından kefilin sorumluluğu da söz konusu olmaz.
Mahkemece az yukarıda açıklanan hususlar gözetilerek taraflardan delil ve belgeleri toplanmak suretiyle aldırılacak bilirkişi raporu ile davalıların borçlarının olup olmadığının, varsa miktarının taraf ve yargı denetimine elverişli bilirkişi raporu ile saptanarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/878, K. 2008/6308, 8 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama