KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/9168 E., 2009/584 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kızına düğün hediyesi olarak aldığı antik el dokuma halısını kullanmadan önce koku temizliğinin yapılması için davalı ... fabrikasına verdiğini, ancak yıkanma esnasında halılara zarar verildiğini ileri sürerek ayıplı hizmetin yasal faiziyle birlikte iadesine, alışveriş sözleşmesinin iptalini istemiş, daha sonra talebinin halıların bedeli olduğunu bildirmiştir.
Davalı ... fabrikasının sahibi ... , fabrikanın tüzel kişiliğinin bulunmadığını, davacı ile yapılmış herhangi bir sözleşme bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının duruşmadaki beyanından halıların davalıya davacının kızı tarafından verildiğinin anlaşıldığı taraflar arasında herhangi bir hizmet ilişkisinin olmadığı ve taraf sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı bu davada dava dışı şirketten kızına düğün hediyesi olarak aldığı halıların davalı fabrikada yıkanması sonucu zarar gördüğünü ileri sürmüş ve halıları kendisinin satın aldığına dair satış fişleri ibraz etmiştir. Bu itibarla halıların davacı tarafından satın alındığı 2008/9168-2009/584
anlaşılmaktadır. Davacı duruşmada halıları yıkanmak üzere davalı fabrikaya kızının teslim ettiğini beyan etmiş ise de, halıları davacının satın alması ve bedelinide davacının ödediği gözetildiğinde halıları davacı adına yıkanmak için kızının teslim ettiğinin kabulü gerekir. Bu durumda ise davacının dava açmak için aktif husumet ehliyetinin bulunduğunun kabulü zorunludur. Mahkemece işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/9168, K. 2009/584, 26 Ocak 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama