İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/9245 K.2008/11969

818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 61 ]

Esas2008/9245Karar2008/11969Tarih20 Ekim 2008Okuma6 dk · 1.264 kelime

KÜNYE

13. Hukuk Dairesi 2008/9245 E., 2008/11969 K.·İtirazın İptali Davası Poliçeyi Kabul Edene Karşı Açılacak Davalar

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Ekim 2008
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.264 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 61 ]

1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 76 ]

6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 613 ]

6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 644 ]

6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 661 ]

6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 690 ]

"İçtihat Metni"

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalılardan A........ Y......'a vermiş olduğu ödünç karşılığında, adı geçen kişi tarafından, alacaklısı A...... Y......, borçluları da diğer davalılar olan 1.5.1999 tanzim ve 1.6.1999 vade tarihli 15.000.000.000 TL bedelli bononun imzalanarak kendisine verildiğini, vadesinde ödenmeyen bonodan kaynaklanan alacağının tahsili için başlatmış olduğu icra takibine ise itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalılar S....G....., Ö.... Ç.... ve F.... A..., davacıya senetli veya senetsiz herhangi bir borçları bulunmadığını, davanın sadece davacı ile ödünç ilişkisi bulunduğu iddia edilen A........ Y......'a karşı açılabileceğini, kendilerine karşı dava açılamayacağını, böyle bir senet de imzalamadıklarını, kaldı ki senedin de zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini dilemişler, diğer davalı A........ Y...... ise davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, davalılardan A........ Y...... hakkında açılan dava yönünden, icra takip dosyasında adı geçen kişiye ödeme emrinin tebliğ edilemediği, dolayısıyla takibe itirazının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalılar hakkında açılan davada 2008/9245-11969

ise, takibe dayanak yapılan kambiyo senedinde üç yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

1-6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK), Üçüncü Kitabının "Dördüncü Faslı"nı oluşturan Kambiyo senetlerinin düzenlendiği "Birinci Kısım"da, poliçelar hakkında ayrıntılı düzenlemelere yer verilmiş, bono ve çeklere ilişkin hükümlerde ise genelde poliçe ile ilgili düzenlemelere atıflarda bulunulmuştur.

TTK'nun 690.maddesindeki gönderme gereğince bonolarda da uygulanması gereken aynı Kanunun 661. maddesinde, poliçeyi kabul edene (bonolarda keşideciye) karşı açılacak davaların vade tarihinden itibaren üç yıl geçtikten sonra zamanaşımına uğrayacağı öngörülmüştür. Bu hükme göre senet borçlusu keşideciye karşı senetten doğan alacak hakkını vadeden itibaren 3 yıl içinde kullanmayan hamil, borçluya karşı kambiyo senedine dayalı müracaat hakkını kaybedecektir.

Ancak TTK Kanununun 644.maddesinde, keşideci ve poliçeyi kabul etmiş olan muhatabın, zamanaşımı sebebiyle poliçeden doğan borçları düşmüş olsa bile hamilin zararına ve sebepsiz olarak iktisap etmiş olduğu miktar oranında ona karşı borçlu kalacağı hüküm altına alınmıştır.

Çeklerle ilgili TTK'nun 730.maddesinde sözü edilen TTK'nun 644. maddesine göndermede bulunulmasına rağmen, bonolara ilişkin TTK'nun 690.maddesinde böyle bir göndermede bulunulmamışsa da, gerek doktrinde ve gerekse Yargıtay uygulamalarında, bono hamilinin de Borçlar Kanununun 61 ve devamı maddeleri uyarınca sebebsiz zenginleşme hükümlerine göre keşideciye müracaat edebileceği, dolayısıyla TTK'nun 644. maddesinin bonolarda da uygulanması gerektiği kabul edilmektedir. (Bkz.

Y.HGK.2008/12-542 E. 2008/521 K.. Y.HGK. 2007/19-132 E. 2007/153 K.. YHGK, 28.3.2001, 2001/19-230 E., 2002/310 K.)

Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında; davalılardan A........ Y...... adına F.... A... ve S....G..... tarafından keşide edilen, H. Ö.... Ç....'in de "kefil" ibaresinin yazılı olduğu bölümü imzaladığı 1.5.1999 tanzim ve 1.6.1999 vade tarihli bononun, lehdar tarafından davacıya ciro edildiği, davacı tarafından 24.6.2002 tarihinde davalılar hakkında takip başlatıldığı, takibe itiraz üzerine de "itirazın iptali" istemiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Vade tarihinden itibaren üç yıllık sürenin geçmiş olması nedeniyle davacının senet borçlularına karşı kambiyo senedine dayalı müracaat hakkı kalmamıştır. Bononun ciro yoluyla hamili bulunan davacı ile A........ Y...... dışındaki diğer davalılar arasında temel ilişki de mevcut değildir. Nitekim davacı da, adı geçen davalıların sadece senette imzaları bulunması nedeniyle onlara karşı da takip başlattığını 2.6.2005 tarihli celsede açıkça belirtmiştir.

HUMK.nun 76. maddesi uyarınca davada maddi olguların açıklanması taraflara, ileri sürülen maddi olguların hukuki nitelendirilmesi ve uygulanacak yasa maddelerinin tespit edilmesi ise hakime ait bir görevdir. O halde dava konusu bonoyu ciro yoluyla ele geçirmiş olan davacı ile bono borçluları A........ dışındaki davalılar arasındaki uyuşmazlığın, az yukarda değinilen TTK.nun 644. maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.

Bu noktada bonoda borçlu sıfatıyla imzaları bulunan davalıların hukuki durumları ile anılan hükmün tüm davalılar yönünden uygulanmasının mümkün olup olmadığı da tartışılmalıdır;

Davalılardan F.... A... (F…

…… Ç....) ve S....G.....'in (Ş…

…. G.....) bononun ön yüzünde "ödeyecek" yazılı kısmın karşısında birlikte isim ve imzaları bulunduğundan, adı geçen kişilerin bononun müşterek keşidecileri olduğu kabul edilmelidir. (Bkz. Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, 1997, 2.Baskı sh.801) Buna karşılık takip konusu bonoda H. Ö.... Ç....'in isim ve imzası ise bonoda "kefil" yazılı kısmın karşısında bulunmaktadır.

TTK'nun 613/1. maddesi gereğince muhatap veya keşidecinin (veya keşidecilerin) imzaları dışında poliçenin ön yüzüne konan her imza, avali gösteren herhangi bir kayıt (şerh) bulunmasa da, aval verildiği anlamındadır. (Bkz. Aynı yönde. 11. HD 6.10.1986 E.1986/4563, K.1986/4992. 12.HD. 26.3.1987 E.1986/8472 K.4141, Fırat Öztan, age, sh.801. Ertan Demirkapı, Kambiyo Senetlerinin Aval Yoluyla Temini, İzmir 2005, sh.

62) Bu nedenle bononun ön yüzünde "kefil" yazılı kısmın karşısında imzası bulunan kişinin, gerçekte aval verme iradesiyle hareket ettiği, dolayısıyla aval veren olarak kabulü gerektiği, gerek doktrinde gerekse Yargıtay uygulamalarında benimsenmiştir. (Bkz. Hayri Domaniç, Kıymetli Evrak Hukuku ve Uygulaması, TTK Şerhi, 1V İstanbul, 1990 sh. 235. Ertan Demirkapı, age sh.63. Yargıtay 12. HD.1999/11398 E. 1999/12463 K. 18.10.1999 YKD 2000/1 sh.61. 19.HD. 25.6.2001 T.

2001/1283 E. 2001/4938 K.. 11.HD. 1987/1185 E. 1987/2184 K.) O halde dava konusu olayda da takip konusu bononun ön yüzünde "kefil" yazılı kısmın karşısında isim ve imzası bulunan davalılardan H.Ö.... Ç....'in, bonoda aval veren sıfatında bulunduğunu kabul etmek gerekir.

Bonoda imzaları bulunan davalıların kambiyo senedindeki hukuki sıfatlarının bu şekilde tespitinden sonra, TTK'nun 644. maddesinin, tüm davalılar yönünden uygulanıp uygulanamayacağının incelenmesine gelince. TTK'nun 644. maddesine göre sebebsiz zenginleşme davasında davalılar kural olarak keşideci veya muhatap veya her ikisidir. Keşideci kavramına, hesabına poliçe çekilen şahıs veya ticarethane, kavramına, ikametgahlı poliçeyi ödeyecek kişi de dahildir.(TTK.

644/2) Bu kişilerin ortak yönleri, senedin zamanaşımına uğraması sonucunda malvarlıklarında hamilin zararına sebebsiz bir zenginleşmenin meydana gelmiş olmasıdır. TTK'nun 644. maddesinde davanın yöneltilebileceği kimseler tahdidi olarak belirtilmiş olduğundan, cirantalara, kefile, aval verene karşı sebebsiz zenginleme davası açılamaz. (Ertan Demirkapı, age, sh.200. Kazım Menderes Uslu, Kambiyo Senetlerinde Zamanaşımı, Ankara 2006, sh.

324, davanın kefile karşı açılamayacağı ile ilgili bkz.Yargıtay 11.HD.4.7.2002 2002/3093 E. 2002/7001 K.) O halde somut olayda da takip konusu bonoda aval veren durumunda olan davalılardan H. Ö.... Ç....'e karşı TTK'nun 644. maddesi gereğince sebepsiz zenginleşme davası açılması mümkün değildir.

Adı geçen davalıya karşı açılan davanın bu gerekçeyle reddine karar verilmesi gerektiğinden, davacının bu davalı yönünden sonucu itibariyle doğru olan hükme yönelik temyiz itirazlarının bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davalılardan A........ Y......'a icra takip dosyasında ödeme emrinin tebliğ edilemediği, adı geçenin, takibe karşı bir itirazının da bulunmadığı anlaşılmakla, mahkemece anılan davalı yönünden "karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

3-Davalılardan F.... A... (F…

….. Ç....) ve S....G..... (Ş…

…. G.....) hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Yukarda (2) no'lu bentte açıklandığı üzere, bononun vade tarihinden itibaren üç yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonraki bir yıl içinde açılan bu davada davacı, senedi keşideci olarak imzalamış olan davalılara karşı TTK.nun 644. maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre başvuru hakkına sahip olup, davalı keşideciler, genel hükümler çerçevesinde sebepsiz zenginleşmediklerini kanıtlamakla yükümlüdürler.

Mahkemece taraflardan bu hususa ilişkin delilleri sorularak, yapılacak inceleme ve değerlendirme sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davada ileri sürülen maddi olgulara uygulacak yasa maddelerinin tespitinde yanılgıya düşülerek, TTK'nun sebebsiz zenginlemeye ilişkin 644. maddesi hükmü gözardı edilmek suretiyle, senedin üç yılık zamanaşımı süresinin geçmiş olduğundan bahisle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

1. bentte açıklanan nedenlerle davacı tarafın davalılardan H. Ö.... Ç.... hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının reddine, diğer davalılar hakkında verilen karar yönünden ise temyiz edilen hükmün 2. ve 3. bentler gereğince temyiz eden davacı taraf yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 20.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/9245, K. 2008/11969, 20 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/9245
Karar No
2008/11969
Tarih
20 Ekim 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/9245 K.2008/11969
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/9246 K.2008/13545
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/9246 K.2008/11635
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/9247 K.2008/13546
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2008/9247 K.2008/10886
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/9248 K.2008/11311

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.