KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/936 E., 2008/6766 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
542 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ayıplı aracın bedelinin iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılar tarafından ithal edilip, satılan 2005 model Citroen C/4 otomobili satın aldığını, ... süresi içerisinde onüç defa arıza meydana geldiğini ihtarların sonuçsuz kaldığını, tüketici hakem heyetinin lehine karar verdiğini, aracın gizli ayıplı olduğunu ileri sürerek araç bedeli olarak ödenen 41.116.60 YTL'nin faizi ile ödetilmesini istemiştir. Davalılar araçta ayıp bulunmadığını, iade koşulları oluşmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece bilirkişi raporu gözetilerek yararlanamamanın süreklilik arzetmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 9.2.2005 tarihinde satın aldığı aracın defalarca arızalandığını, yapılan onarım ve parça değişikliklerine rağmen beklenen faydayı sağlayamadığını, arızanın süreklilik arz ettiğini ileri sürerek, ödediği bedeli talep etmiş, davalı ise, araçta ayıp olmadığını, parça değişikliği ve onarımlar suretiyle sorunun giderildiğini savunmuştur.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 4. maddesi hükmü gereğince, tüketici satın aldığı malın ayıplı olduğunun anlaşılması halinde satıcıdan, verdiği bedelin iadesini, ayıp nispetinde bedelin tenzilini, ayıbın giderilmesi için gerekli onarımın yapılmasını, son olarak da aracın yenisi ile değiştirilmesini isteyebilir.
Aynı Kanunun 13. maddesinin 3. fıkrasında da “Tüketici Onarım hakkını kullanmışsa, ... süresi içerisinde sık arızalanması nedeniyle maldan yaralanmasının süreklilik arz etmesi veya tamiri için gereken azami sürenin aşılması veya tamirin mümkün bulunmadığının anlaşılması halinde, 4. maddede yer alan diğer seçimlik haklarını kullanabilir” hükmü bulunmaktadır. Öte yandan, 2008/936-6766
14.06.2003 gün ve 25138 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ...
Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin 14. maddesinde de; “tüketicinin onarım hakkını kullanılmasına rağmen malın tüketiciye teslim edildiği tarihten itibaren, belirlenen ... süresi içerisinde kalmak kaydıyla bir yıl içerisinde; aynı arızanın ikiden fazla tekrarlanması veya farklı arızaların dörtten fazla meydana gelmesi veya belirlenen ... süresi içerisinde farklı arızaların toplamının 6’dan fazla olması unsurlarının yanı sıra bu arızaların maldan yararlanamamayı sürekli kılması durumunda tüketicinin malın ücretsiz olarak değiştirilmesini talep edebileceği” hükmü mevcuttur.
Açıklanan bu Kanun ve Yönetmelik hükümleri ışığında dava konusu olaya bakılacak olursa, davacı tarafından 9.2.2005 tarihinde satın alınan araçta 14.4.2005, 17.5.2006, 30.6.2005, 15.2.2006, 13.3.2006, 14.4.2006, 16.8.2006, 7.10.2006, 7.11.2006, 9.11.2006 tarihlerinde çeşitli arızaların meydana geldiği, onarım ve parça değişikliği işlemlerinin yapıldığı anlaşılmaktadır.
Hükme esas alınan 14.6.2007 tarihli bilirkişi raporunda, keşif tarihi itibariyle aracın çalışmasının normal olduğu, ... kapsamı içinde onarım ve parça değişikliği işlemlerinin yapıldığı, bu nedenle arızaların esasa etkili ayıp niteliğinde olmadığı belirtilmişse de, az yukarda değinilen ... Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin 14. maddesi gereğince tüketicinin malın ücretsiz olarak değiştirilmesini talep hakkı bulunmaktadır.
Davacı, Yönetmelikte sözü edilen “aynı arızanın ikiden fazla, farklı arızaların da dörtden fazla gerçekleşmesi” şartlarının olayda gerçekleştiğini iddia etmiş olup hükme esas alınan bilirkişi raporunda söz konusu yönetmelikte belirtilen şartların dava konusu olayda gerçekleşip gerçekleşmediği açıklamadığı gibi, arızaların kullanım hatası veya imalata dayalı ayıplardan kaynaklanıp kaynaklanmadığı da açıkça belirtilmemiştir. Yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm kurulamaz.
O halde mahkemece az yukarda açıklanan kanun ve Yönetmelik hükümleri değerlendirilmek suretiyle, açıklanan hususlar konusunda uzman bilirkişi kurulundan nedenlerini açıklayıcı taraf, Hakim ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/936, K. 2008/6766, 15 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama