KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/9449 E., 2009/361 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının aldığı mal karşılığı düzenlenen, fatura bedelini ödemediğini, yapılan icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile inkar tazminatını talep etmiştir. Davalı, davacıdan fişlerle mal aldığını, bedelini hemen ödediğini, savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne, itirazın iptali ile asıl alacağın %40'ı oranında inkar tazminatına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 2. maDdesinde “Bu kanunun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiş, yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder.
Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacının (satıcı) davalıya (alıcı) yem sattığı, davalının mesleki amaçla bu satımı gerçekleştirdiği ve taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kalmadığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kalmadığına göre dava Tüketici Mahkemesinin değil, genel mahkemenin görevi içine girmektedir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkemece genel mahkemenin görevli olduğu gözetilerek genel mahkeme sıfatıyla bakılıp karar verilmesi gerekirken davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılarak karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/9449, K. 2009/361, 22 Ocak 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama