KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/9522 E., 2009/1935 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
455 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı ... avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, murislerinin davalılardan haricen satın alındığı taşınmazın, davalı şirketin borçları nedeniyle satıldığını belirterek, taşınmaz bedelinin reeskont faizi ile tahsiline, olmadığı takdirde ödediği bedelin ödeme tarihinden itibaren faizi ile 15,00 YTL tazminatın reeskont faizi ile tahsiline, taşınmazda yaptığı tadilatlar nedeni ile 10.000,00 YTLnin tahsilini istemiş, 23.1.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 67.020 YTL’ye yükseltmiştir. Davalılar, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, bedele yönelik talebin kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir.
Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar.
Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Yine anılan yasanın 3/d maddesinde, “hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet” olarak tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacıların murisinin, davalı müteahhittin dava dışı kooperatifin maliki olup kat karşılığı yaptığı ve müteahide düşen konutu satın aldığı, sözleşmenin bu nedenle geçerli olduğu ve bu itibarla taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak sözkonusu olmaz. Mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/9522, K. 2009/1935, 17 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama