KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/9708 E., 2009/1333 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
498 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, tarımsal sulama abonesi olduğunu, elektrik tesisini kullanmayacağını, 22.5.2002 tarihinde davalı kuruma bildirdiğini ancak elektrik kullanmadığı halde trafonun kurulu gücü üzerinden borç tahakkuk ettirildiğini belirterek 30.579.687.000 TL borçlu olmadığının tesbitini istemiş 21.4.2006 tarihli ıslah dilekçesi ile de talebini 87.731.00 YTL'na yükseltmiş, akabinde ıslaha ilişkin talebini atiye terk etmiştir.
Davalı, davacının elektrik kullanmayacağına ilişkin 22.5.2002 tarihli dilekçesinden sonra 23.6.2002 tarihinde yapılan kontrolde elektrik trafosunun tam kapasite ile çalıştığının belirlendiğini, sayaçsız elektirk kullandığı içinde kaçak uygulaması yapıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişiler tarafından kaçak tutanak tarihinden geriye doğru 90 gün kaçak kullanım olduğu bildirilmesine rağmen pamuk sulama sezonunun 15 Haziranda başladığı ve bu tarihten 23.6.2002 tarihine kadar olan 8 günlük kaçak kullanım bedeli olan 2.931.03 YTL'den davacının sorumlu olup, bakiyesinden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davacının 27.648.60 YTL'den borçlu olmadığının tesbitine karar verilmiş; hüküm, davalı kurum tarafından temyiz edilmiştir.
Tarımsal sulama abonesi olan davacının 22.5.2002 tarihli dilekçe ile elektirk kullanmayacağığını davalı kuruma bildirmesine rağmen davalı elemanlarınca 23.6.2002 tarihinde yerinde yapılan incelemede abonenin faal olduğu ve trafonun tam kapasite ile çalıştığı belirlenmiş ve sayaçsız çalıştığı içinde kaçak işlemi yapılarak davacıya 30.579.60 YTL'lık borç tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının 8 günlük kaçak kullanımının bulunduğundan bahisle hüküm kurulmuş ve davacı kararı temyiz etmemiştir. Yukarıda açıklanan hususlar ve davacının kararı temyiz etmemesi gözetildiğinde davacı tarafından kaçak kullanım yapıldığının kabulü zorunlu olup, bu husus mahkemeninde kabulündedir.
İlçe Tarım Müdürlüğünden alınan cevabi yazıda yörede pamuk sulama tarihinin 15 Haziran ile 15 Eylül tarihleri arasında olduğu belirtilmiş ve mahkemecede bu yazı esas alınarak kaçak kullanımın başlangıç tarihi 15 Haziran olarak kabul edilmiştir.
Hemen belirtmek gerekirki olay tarihinde yürürlükte bulunan Eletrik Tarifeleri Yönetmeliğinin 42. Maddesinde "kaçak elektrik kullanma süresi abone olanlar için en son fıkradaki son endeks okuma tarihleri ile kaçak tesbit tutanağının düzenlendiği tarih arasındaki gün sayısı, abone olmayanlar için ise 90 gün kabul edilir.
Kaçak kullanım süresi hiç bir zaman bu süreleri aşamaz "hükmü mevcuttur. dosya kapsamından abone olan davacıya en son yapılan tahakkukun 90 günden fazla bir süreden önce yapıldığı anlaşılmaktadır. 15.6.2002 tarihinden öncesinide kapsayan şekilde 90 günlük kaçak kullanım süresinin bulunduğunun kabulü zorunludur.
Her ne kadar İlçe Tarım Müdürlüğü sulama sezonunun 15 Haziran'da başladığını bildirmiş ise de davacının elektriği sulama dışında kullanmasına engel bir durumun olmadığı sabit olduğu gibi, 15 Hazirandan önce sulama yapmasına engel bir durumda yoktur. Bu itibarla az yukarıda bahsedilen cevabi yazı esas alınarak hüküm kurulması olanaklı değildir.
Kaldıki elektrik kullanmayacağını bildirmesine rağmen sayaçsız olarak kaçak elektrik kullanan davacının bu eyleminin sonuçlarınada katlanması gerekir. Mahkemece, kaçak kullanım süresi 90 gün kabul edilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/9708, K. 2009/1333, 9 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama