KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/9777 E., 2009/1137 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
457 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, yüklenici olan davalı ... ‘nın, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca inşa ettiği 89 parsel üzerindeki 3 nolu bağımsız bölümü 20.03.2002 tarihli harici protokolle satın alıp bedelini ödediğini,bilahare 22.09.2004 tarihinde tapuda resmi devrini üzerine aldığını, yüklenici ile yaptığı 20.03.2002 tarihli protokolde kararlaştırılan bağımsız bölüme tahsis edilmesi gereken garajın tapuda devri edimini davalının yerine getirmediğini ileri sürerek, garajın tapuda devrini olmadığı takdirde fazla hakları saklı kalmak kaydıyla garaj yeri için ödediği 5000 USD karşılığı 6664,00 YTl nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemişdir.,
Mahkemece, davalı yüklenici aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, 3327,00 YTL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı yüklenici tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir.
Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar.
Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi için, yasanın amacı içinde mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davacı (alıcı) ile davalı(satıcı) arasında konut satımı hususunda sözleşme yapıldığı ve taraflar arasında 4077 sayılı yasa kapsamında kalan bir hukuki ilişkinin kurulduğu anlaşılmaktadır.4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre, davacı ve davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/9777, K. 2009/1137, 4 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama