KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/9806 E., 2009/1356 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avukat olduğunu, davalının avukatlık ücret sözleşmesinden kaynaklanan borcunu ödemediği gibi, girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini, ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, avukat olan davacının açacağı tasarrufun iptali davalarını kazanacağını belirterek tek taraflı düzenlediği sözleşmeyi imzalattığını, tüm davaları kaybettiğini, müddeabihin %15’inin ücret olarak kararlaştırılması ile ilgili sözleşme hükmünün ahlaka ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere, bilirkişi raporuna nazaran, sözleşmedeki ücret ile ilgili hükmün geçerli ve tarafları bağlayıcı olduğu, ancak, davalının hissesi oranında sorumlu olduğu sonucuna varılarak, 6.285.00 TL asıl alacak üzerinden ve 20.11.2004 temerrüt tarihinden yasal faiz yürütülecek şekilde itirazın iptaline, asıl alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatı ödetilmesine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, avukatlık ücreti alacağına ilişkin olup, davacı, davalının talimatı ile açtığı davayı takip ve sonuçlandırdığını, ancak, 8.8.2000 tarihli ücret sözleşmesi gereğince alacağının ödenmediğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Taraflar arasındaki ücret sözleşmesi 8.8.2000
tarihinde imzalandığına, göre uyuşmazlığın bu tarihte yürürlükte olan Avukatlık Kanunu’nun 163. ve 164. maddelerine göre çözümlenmesi zorunludur.
Davacının dayandığı 8.8.2000 tarihli sözleşmenin 1.maddesinde aynen; “avukata verilen işten ötürü kendisine ödenecek ücretin tamamı işin sonunda menkul ve gayrimenkullerin o zamanki piyasa değerinin %15’i olarak avukata ödenecektir.” Hükmü mevcut olup, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164/2 maddesinde öngörülen başarıya göre değişmek şartı belirtilmediği için taraflar arasındaki ücret sözleşmesi geçersizdir.
Böyle olunca, mahkemece, 08.08.2000 tarihinde yürürlükte olan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 163/son maddesi hükmü gereğince Asgari Ücret Tarifesi üzerinden davacı alacağının belirlenmesi gerekirken, 02.05.2001 tarihinde yürürlüğe giren 4467 sayılı yasa hükümlerine göre uyuşmazlığın çözümlenmesi isabetsiz olduğu gibi, davacının 11.10.2004 tarihli ihtarnamesinde alacak miktarı açıkça belirtilmediğinden bu ihtarın davalıyı temerrüde düşürmediği gözetilerek, alacağa icra takip tarihinden faiz yürütülmesi gerekirken, 20.11.2004 tarihinden faiz yürütülmesi de usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/9806, K. 2009/1356, 9 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama