KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/9989 E., 2009/400 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2009
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
1.327 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan Renault Clio marka aracı 28.02.2007 tarihinde 28.238,80 YTL ye satın aldığını, 26.03.2007 tarihinde ABS, direksiyon ve stop ışığının yanmaya ve arıza uyarısı vermeye başladığını, ayrıca aracın arka kısmından ve sol ön kapısından tıkırtı sesleri geldiğini, aynı gün servise gittiğini, onarım işleri yapılarak 27.03.2007 tarihinde teslim edildiğini, bir gün sonra aynı arızaların ortaya çıktığını, bu kez servisin aracın ABS beynini değiştirerek 13.04.2007 tarihinde teslim ettiğini, birkaç saat sonra aynı arızaların olduğunu, 16.04.2007 tarihli ihtarname ile aracın bedelini istediğini ancak cevap verilmediğini,
yaptırdığı tespit sonucu imalat hatası tespit edildiğini ileri sürerek araç bedeli olarak davalıya ödenen 28.238,80 YTL nin ödeme tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; arızaların esasa müessir ayıp olmadığı, davacının araçtan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran nitelikte bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 28.02.2007 tarihinde satın aldığı aracın arızalandığını, yapılan onarım ve parça değişikliğine rağmen imalat hatası olduğu ve arızanın giderilemediğini ileri sürerek, ödediği araç bedelinin iadesini talep etmiş, davalı ise araçta ayıp olmadığını, 4077 sayılı kanunun 13/3.maddesindeki koşulların oluşmadığını, bu nedenlerle davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 4. maddesi hükmü gereğince tüketici satın aldığı malın ayıplı olduğunun
2008/9989-400
anlaşılması halinde satıcıdan, verdiği bedelin iadesini, ayıp nispetinde bedelin tenzilini, ayıbın giderilmesi için gerekli onarımın yapılmasını, son olarak da aracın yenisi ile değiştirilmesini isteyebilir. Aynı Kanunun 13. maddesinin 3. fıkrasında da.
“Tüketici onarım hakkını kullanmışsa, ... süresi içerisinde sık arızalanması nedeniyle maldan yararlanamamasının süreklilik arz etmesi veya tamiri için gereken azami sürenin aşılması veya tamirin mümkün bulunmadığının anlaşılması halinde, 4. maddede yer alan diğer seçimlik haklarını kullanabilir” hükmü bulunmaktadır. Öte yandan, 14.06.2003 gün ve 25138 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ...
Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin 14. maddesinde de, “tüketicinin onarım hakkını kullanılmasına rağmen malın tüketiciye teslim edildiği tarihten itibaren, belirlenen ... süresi içerisinde kalmak kaydıyla bir yıl içerisinde; aynı arızanın ikiden fazla tekrarlanması veya farklı arızaların dörtten fazla meydana gelmesi veya belirlenen ... süresi içerisinde farklı arızaların toplamının 6’dan fazla olması unsurlarının yanı sıra bu arızaların maldan yararlanamamayı sürekli kılması durumunda tüketicinin malın ücretsiz olarak değiştirilmesini talep edebileceği” hükmü mevcuttur.
Açıklanan bu Kanun ve Yönetmelik hükümleri ışığında dava konusu olaya bakılacak olursa, davacı 4077 sayılı kanunun 4.maddesine göre onarım hakkını kullandığına ve seçimlik hakkını bu şekilde tükettiğine göre sonradan arac bedelinin iadesine yönelik bir diğer seçimlik hakkını kullanamaz. Olayda, 4077 sayılı kanunun 13/3. ve ... Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin 14. maddesindeki koşullar oluşmamıştır. O nedenle mahkeme gerekçesi yerinde değildir.
Mahkemece bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden sonucu itibariyle doğru olan hükmün gerekçesi değiştirilerek onanması HUMK 438/son maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/9989, K. 2009/400, 22 Ocak 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama