KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/10105 E., 2010/2491 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2010
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 12.7.2005 tarihinde yanında bir arkadaşıyla birlikte davalıların işlettikleri lokantaya yemek yemek için gittiğini, aracını lokantaya ait otoparka bıraktığını, yemek yediği sırada bir kişinin aracın camını kırarak araç içinde bulunan çantasını çalarak kaçtığının lokanta görevlilerince kendisine bildirildiğini, olaydan davalıların sorumlu olduklarını ileri sürerek çanta bedeli 500 TL, çanta içinde bulunan 3500 TL ve 1700 Euro ile 5000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar, olayın meydana geldiği yerin lokantaya ait otopark olmadığını, kusurlarının ve sorumluluklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, olayın oluşumunda tarafları %50'şer oranında kusurlu bulundukları gerekçesiyle 2000 TL ile 850 Euronun davalılardan tahsiline, fazlaya dair istek ile manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı eldeki davada 4000 TL ile 1700 Euronun tahsili talebinde bulunmuş, mahkemece 2000 TL ve 850 Euronun tahsiline karar verilmiştir. Dava dilekçesinde 1700 Euronun harca esas değeri 2756,04 TL gösterildiği için bunun yarısı olan 850 Euronun değerinin 1378,02 TL olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda davanın reddedilen kısmının toplam 3378,02 TL olduğu ve bu miktar üzerinden davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, 3378,02 TL üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maddi tazminat yönünden 1005,48 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından usulün 438/7 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/10105, K. 2010/2491, 2 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama