İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2009/10291 K.2010/2216

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği…

Esas2009/10291Karar2010/2216Tarih23 Şubat 2010Okuma4 dk · 798 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/10291 E., 2010/2216 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Şubat 2010
Mahkemesi
Tüketici Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

798 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı Banka tarafından verilen kredi kartını hiç kullanmadığı halde, kartla yüksek miktarda alışveriş yapıldığına ilişkin cep telefonuna mesaj gelmesi üzerine Bankayı arayarak kartı iptal ettirdiğini, olay nedeniyle Jandarma Komutanlığına şikayet dilekçesi verdiğini, kredi kartının alışveriş yapan kişinin eline nasıl geçtiğini bilemediğini, Banka ve üye işyerinin ihmali sonucunda başkası tarafından yapılan alışverişten sorumlu olmadığını ileri sürerek, 28.6.2007 tarihinde yapılan 3.789,87 TL tutarındaki harcamadan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davacının, kendisine ait kredi kartının, üçüncü kişiler tarafından kullanılmasında ağır ihmali bulunduğunu, bu nedenle harcamaların tamamından sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, alınan bilirkişi incelemesi sonucunda sliplerdeki imzanın davacının eli ürünü olmadığı, 5464 sayılı yasanın 12. maddesine göre, kartın kaybolması veya çalınması halinde kart hamilinin, yapacağı bildirimden önceki 24 saat içinde gerçekleşen hukuka aykırı kullanımdan doğan zarardan 150 TL ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu, hamilin ağır ihmali veya kastının bulunması halinde bu sınırın uygulanmayacağı, olayda ağır ihmali veya kasdı bulunmayan davacının, zararın 150 TL’lik kısmından sorumlu olup, kalan miktardan sorumlu olmadığı belirtilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, davacının harcamalar nedeniyle 3.639,87 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, davacıya ait kredi kartının, hukuka aykırı olarak üçüncü kişiler tarafından kullanılması nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, daha önce herhangi bir şekilde kullanılmayan davacıya ait kredi kartı ile olay tarihi olan 28.6.2007 tarihinde 14.32 ve 14.33 saatlerinde toplam 3.789,87 TL’lik harcama yapıldığı, durumun Banka tarafından cep telefonuna gönderilen mesaj yoluyla davacıya bildirilmesi üzerine, kartın aynı gün 14.39 saati itibariyle davacının talebi ile kullanıma kapatıldığı anlaşıldığı gibi, yapılan bilirkişi incelemesi gereğince de, harcama sliplerindeki imzanın davacıya ait olmadığı da belirlenmiştir.

Davacı, rızası ve bilgisi dışında kullanılan kredi kartı harcamalarından sorumlu olmadığını ileri sürerken, davalı ise, kartın saklanması ve korunmasında gerekli özenin gösterilmediğini, davacının kredi kartını nerede ve ne zaman kaybettiğini dahi bilmediğini belirterek, yapılan harcamalardan davacının sorumlu olması gerektiğini savunmaktadır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için, 5464 sayılı “Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu”nun, konu ile ilgili hükümlerinin incelenmesinde;

“Kart Hamillerinin Yükümlülükleri” başlıklı 15. maddesinde, “Kart kullanımından doğan sorumluluk, sözleşme imzalandığı ve kartın zilyetliğine geçtiği veya fizikî varlığı bulunmayan kart numarasının öğrenildiği andan itibaren, kart hamiline aittir.”

“Bildirim Zorunluluğu” başlıklı, 16. maddesinde, “Kart hamili, kendisine tevdi edilen kartı ve kartın kullanılması bir kod numarası, şifre veya kimliği belirleyici başka bir yöntemin kullanılmasını gerektiriyorsa bu bilgileri güvenli bir şekilde korumak ve başkaları tarafından kullanılmasına engel olacak önlemleri almak, kartın kaybolması, çalınması veya iradesi dışında gerçekleşmiş herhangi bir işlemi öğrenmesi halinde kart çıkaran kuruluşu derhal haberdar etmek zorundadır.”

“Kartın Haksız Kullanımı ve Sigortalanması” başlıklı 12. maddesinde ise, “Kartın ya da 16 ncı maddede belirtilen bilgilerin kaybolması veya çalınması halinde kart hamili, yapacağı bildirimden önceki yirmi dört saat içinde gerçekleşen hukuka aykırı kullanımdan doğan zararlardan yüzelli Yeni Türk Lirası ile sınırlı olmak üzere sorumludur. Hukuka aykırı kullanımın, hamilin ağır ihmaline veya kastına dayanması veya bildirimin yapılmaması hallerinde bu sınır uygulanmaz.” hükümleri bulunmaktadır.

Görüldüğü üzere, kredi kartı sahibi, Banka ile sözleşme imzaladığı ve kartın kendi zilyetliğine geçtiği andan itibaren anılan yasa gereğince, gerek kendisine tevdi edilen

kredi kartını, gerekse bu kartın kullanılması ile ilgili bilgileri koruma ve saklama ile yükümlü olduğu gibi, kartın veya bu bilgilerin kaybolması veya çalınması halinde de, durumu derhal kart çıkaran kuruluşa bildirmekle de sorumludur. Yine kart hamilinin, bildirimden önceki yirmi dört saat içinde gerçekleşen hukuka aykırı kullanımdan doğan zararlar nedeniyle, sadece yüzelli Yeni Türk Lirası ile sınırlı olarak sorumluluğu öngörülürken, hamilin ağır ihmali veya kasdının bulunması halinde ise, herhangi bir sınırlama olmaksızın tüm zararlardan sorumlu olacağı da kabul edilmiştir.

Dava konusu olayda davacının, yasada sözü edilen, kredi kartını ve kartın kullanılması ile ilgili bilgileri koruma ve saklama ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği konusunda mahkemece yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.

O halde, Banka tarafından yüksek miktarda alışveriş yapıldığının, cep telefonu mesajı ile bildirilmesi üzerine davacının durumdan haberdar olduğu, dolayısıyla “kartın kaybolduğu (veya çalındığı) konusundaki derhal bildirim yükümlülüğünün” yerine getirilmediği de göz önünde bulundurularak, davacı tarafından kredi kartının, nerede ve ne şekilde muhafaza edildiği,

üçüncü kişilerin kolaylıkla ulaşabileceği ortamlarda bulundurulup bulundurulmadığı araştırılmak suretiyle, davacının, yasada öngörülen kartın korunması ve saklanması ile ilgili özen yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği ve kartın başkaları tarafından kullanılmasında ağır ihmali veya kastının mevcut olup olmadığı değerlendirilip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yönde bir araştırma ve inceleme yapılmadan ve dayanakları gösterilmeden, davacının olayda ağır ihmali veya kastının bulunmadığının kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 50.00 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 23.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/10291, K. 2010/2216, 23 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/10291
Karar No
2010/2216
Tarih
23 Şubat 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2009/10291 K.2010/1129
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2009/10293 K.2010/1305
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2009/10293 K.2010/1870
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2009/10295 K.2010/1357
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2009/10296 K.2010/1640
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2009/10298 K.2010/1533

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.