KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/10326 E., 2010/2345 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı belediyenin kavşak, köprü ve yan yolların düzenlenmesine ilişkin inşaat kapsamında değişen yer altı ve kablo güzergahının deplase edilmesinin talep edilmesi üzerine proje hazırlayarak yaptıklarını, 1.keşif bedelinin ödenmesi için yazı gönderdikleri halde ödenmediğini bildirerek toplam 30.498,59 TL nin 26.9.2005 tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, 30.498,59 TL nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Borçlar Kanunun 101.ve devamı maddeleri hükmüne göre borçlu alacaklının ihtarı ile mütemerrit hale gelir. Davacının yer altı kablo güzergahının deplase bedelini 29.9.2005 tarihli yazı ile talep ederek 15 gün süre verdiği açıktır. Dosyada yazının tebliğine ilişkin bir bilgi olmayıp davalı tarafından bu yazıya verilen 28.11.2005 tarihli yazı ile ödenmeyeceği bildirildiğine göre davalının 14.12.2005 tarihi itibarıyla temerrüdünün oluştuğunun kabulü gerekir. Mahkemece bu tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerekirken yazılı şekilde dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2009/10326-2010/2345
3-Davacı tacir olup alacağının avans faizi ile tahsilini talep ettiği halde mahkemece yasal faiz işletilerek alacağın tahsiline karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.nun 436/2 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/10326, K. 2010/2345, 25 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama