KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/10580 E., 2009/11508 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avukat olup vekilliğini üstlendiği dava dışı ... ile davalı arasında 20.7.2004 tarihli protolkol düzenlendiğini, protokol ile davalı ...'ın kendisine 10.000 YTL vekalet ücreti ödemesinin kararlaştırıldığını, ücreti ödemeyen davalının takibede itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı, 20.7.2004 tarihli protokolün boşanma protokolü olup boşanma davasında mahkeme tarafından onaylanmadığını, protokol koşullarının gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddi ile kötüniyet tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, boşanma protokolü niteliğinde bulunan 20.7.2004 tarihli protokolün boşanma davasında onaylanmadığı için geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın reddi ile davacıdan kötüniyet tazminatının tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacınını aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K.'Nun 72/5. Maddesi uyarınca davacı alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanısıra, icra takibinin kötüniyetli yapılması gerekir. Bir başka deyişle davacı alacaklı kötüniyetli değil ise aleyhine kötüniyet tazminatına 2009/10580-11508
hükmedilebilmesi olanaklı değildir. Dava konusu olayda davacının kötüniyetli olduğu iddia ve ispat edilmediği gibi, dosyada buna dair de delil bulunmamaktadır. Hal böyle olunca kötüniyet tazminatı koşullarının oluştuğu kabul edilemez. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmetmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Ne varki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 426/2.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/10580, K. 2009/11508, 13 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama