KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/10776 E., 2010/186 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya ait çayların kendisine ait işyerinde satışının yapılması ve bir nevi bayilik usulü satışı için davalı ile sözlü olarak anlaşma yaptıklarını, çay pazarlama işi için kendisine davalının ... plakalı aracı yakıt masrafı dışındaki giderleri davalıya ait olmak üzere tahsis ettiğini, davalıdan aldığı çaylara karşılık teminat olmak üzere davalıya 01.05.2006 düzenleme tarihli, 15.200 TL toplam bedelli 7 adet bono verdiğini, bunun dışında davalıya başka bir borcunun bulunmadığını, bu senetlere karşılık olarak davalının hesabına 12.693 TL yatırdığını, araç masrafı olarak 1.260 TL harcama yaptığını,
bir başka şahıs aracılığıyla 1.000 TL olmak üzere toplam 14.388 TL ödediğini, davalı tarafından kendisi aleyhine ... İcra Müd.2007/1021 Esas sayılı takip dosyasında icra takibinde bulunduğunu, bu takibe ilişkin ödediği bu miktar dikkate alınarak borçlu olmadığının tespitine ve %40 oranında tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacı ile çay alım satım işini yaptıklarını, davacının PTT kanalıyla kendisine yaptığı ödemelerin başka bonolara ait ödemeler olduğunu, davaya konu bonoların bedellerinin ödenmediğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile; davacının 13.264,65 YTL borçlu olmadığının tespitine ve kabul edilen kısmın %40’ı oranında (5.305,86 YTL) kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin
2009/10776-2010/186
takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK.nun 72/5 maddesi Hükmüne göre, borçluyu menfi tesbit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, karşı tarafın talebi üzerine, alacaklının tazminatla mahkum edileceği belirtilmiştir. Davalı Alacaklının haksız olması tek başına yeterli olmayıp, ayrıca kötüniyetli olduğunun da ispat edilmesi gerekir. Dava konusu olayda, davalının haksız olduğu sabit olmakla beraber, kötüniyetli olduğu ispat olunmamıştır. Bu durumda davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemez. Mahkemece, bu yönün gözardı edilerek davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeni bir yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK. nun 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/10776, K. 2010/186, 19 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama