KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/10870 E., 2010/3084 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya banka havalesi ile borç para gönderdiğini, davalının borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için başlattığı icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, eski eşi ...’ın davacıdan borç para aldığını ancak paranın kendi hesabına gönderildiğini, parayı ...’a verdiğini savunmuş, 13.11.2007 tarihli dilekçesinde, davacının eski eşine borcu olması nedeniyle bu paranın havale edildiğini belirterek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, borçlunun icra takibine itirazının iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, 39.964,00-YTL asıl alacak, 2.808,42-YTL işlemiş faiz olmak üzere toplam 42.772,42-YTL üzerinden, toplam alacağa takip tarihinden itibaren %9 faiz uygulanmak suretiyle takip başlatmış olup, mahkemece “davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına” şeklinde hüküm kurulmuş olmakla faize faiz yürütülmesine karar verilmiş olunmaktadır ki, bu durum B.K.nun 104/son maddesinde düzenlenen faize faiz yürütülemez hükmüne aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeni bir yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/10870, K. 2010/3084, 11 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama