KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/11155 E., 2010/3762 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2010
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kızının ...’de üniversite eğitiminin başlaması üzerine ...’ye taşındığını ancak ...’deki evini boşaltmadığını, ayda 1-2 sefer, yaz aylarında da 10-15 gün kullanmaya devam ettiğini,davalının sayacın tüketiminin az olmasını sayacın kaçak kullanımı şeklinde yorumlayarak kaçak elektrik kullanmaktan şikayette bulunduğunu,aleyhinde ceza davası açıldığını beraat ettiğini belirterek, 2.918.00 TL borç nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve elektrik bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, tahakkuk ettirilen kaçak elektrik tüketim bedeli nedeniyle menfi tespite ilişkin olup, mahkemece, davacı hakkında açılan ceza davasının beraat kararı ile neticelendiği bu karar ve belirlemenin kesin delil niteliğinde olduğu sonucuna varılarak dava red edilmiştir. Oysa, Ceza Mahkemesinde, dosyamızın davacısı olan sanık hakkında, “ sayaca müdahalenin kim tarafından yapıldığının tespit edilemediği “ gerekçesiyle beraat kararı verildiği,bu gerekçenin sanığın delil yetersizliğinden beraati anlamına geldiği tartışma konusu değildir. B.K. nun 53. maddesi ve Yargıtay’ın istikrar ... içtihatları gereği,az yukarıda bahsi geçen şekilde verilen beraat kararları hukuk hakimini bağlamaz.Mahkemece delillerin serbestçe takdiri ile sonucuna göre karar vermesi gerekir.
2-Davalı kurumun talep ettiği 2.918.00 TL içerisinde normal tüketim bedelinin de bulunup bulunmadığı araştırılarak,şayet var ise davacının normal tüketimden her halükarda sorumlu olacağının kabulü gerekirken,mahkemece aksine düşüncelerle yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/11155, K. 2010/3762, 24 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama