KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/1154 E., 2009/6846 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, terzilik ve konfeksiyon işi ile uğraşırken davalılardan ... ’ı işyerine ortak olarak aldığını, yeni makineler alıp ortak işyerini genişlettiklerini,davalı ...’ın diğer davalı işçileri ... ile birlikte gerek kendisine ait ve gerekse ortaklığa ait malları işyerinden kaçırdıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle şimdilik 10.000 YTL nın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan ...,sermaye kendisinden emek davacıdan olmak üzere bir adi ortaklık kurduklarını, davacının sermaye olarak ortaklığa çek verdiğini, çek bedelini ödemediği gibi işçi ücretleri, kira gibi hiçbir masrafa karışmadığını,işyerini terk ettiğini, davacının rızası ile bir kısım malzemeleri satmak zorunda kaldığından bahisle davanın reddini dilemiş; diğer davalı ...’te tarafların işçisi olduğunu,verilen emri yaptığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, resmi kayıtlara göre işyeri sahibinin davacı gözüktüğü, davalı ...’ın bu işyerine ait malları 7.5000 YTL na üçüncü şahsa sattığı, bu bedeli işyeri sahibine ödemek zorunda olduğu gerekçe gösterilerek 7.500 YTL nın davalı ...’dan tahsiline, diğer davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2009/1154-6846
2-Taraflar arasında şifahen terzilik ve konfeksiyonculuk konusunda bir adi ortaklık kurulduğu, daha sonra davalılardan ...’ın ortaklığa ait makine ve techizatları 2004 yılı başlarında üçüncü kişiye satması nedeniyle ortaklığın, bu mallarının üçüncü kişiye satıldığı tarih itibarıyle sona erdirildiği, ortaklığın sona ermiş olmasına rağmen tasfiyenin henüz sağlanmadığı toplanan delillerden anlaşılmaktadır.Bu yön mahkemenin de kabulündedir.Ortaklık sona erdirildiğine göre tasfiyeyi sağlamak mahkemenin görevindedir.
Hal böyle olunca mahkemece öncelikle yönetici ortağın kim olduğu araştırılarak tespit edilmeli, yönetici ortaktan hesap istenmeli, hesap konusunda taraflar arasında anlaşmazlık meydana geldiği takdirde bu yönde tarafların delil ve karşı delilleri sorularak toplanmalı ortaklığa ait alacaklar, borçlar ve mal varlığı tereddüde mahal bırakmayacak şekilde tespit edilmeli, ortakların tasfiye ve varsa kar payları belirlenmeli,
bu belirleme sonucuna göre tarafların birbirlerinden olan alacak ve borç miktarları bulunmalı ve yine tasfiye hesabı yapılırken ortaklığa ait malların davalı ... tarafından satıldığı ve satış bedelinin de kendi uhdesinde bulunduğu göz önünde bulundurulmalı ve sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönde herhangi bir inceleme ve araştırma yapmaksızın eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması, usül ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/1154, K. 2009/6846, 18 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama