KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/11743 E., 2010/2142 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankanın dava dışı ...'yle imzaladığı kredi kartı sözleşme sini kefil sıfatı ile imzaladığını, kefalet limitinin 50,00 TL olduğunu, kredi kartı harcamalarından doğan borcun, asıl borçlu tarafından ödenmemesi üzerine, bankaca çekilen ihtar nedeniyle sorumlu olmadığı miktar dahil 3.364,24 TL ödediğini ileri sürerek kendisinden haksız ve hukuka aykırı olarak tahsil edilen 3.314,24 TTL'nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, zamanaşımı itirazında bulunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,BK 66. maddesi gereğince ödeme tarihinden itibaren bir yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği belirtilerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş;hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı bankanın dava dışı ...'yle imzaladığı kredi kartı sözleşmesini kefil sıfatı ile imzaladığını, kefalet limitinin 50,00 TL olduğunu, kredi kartı harcamalarından doğan borcun, asıl borçlu tarafından ödenmemesi üzerine, bankaca çekilen ihtar nedeniyle sorumlu olmadığı miktar dahil 3.364,24 TL ödediğini ileri sürerek kendisinden haksız ve hukuka aykırı olarak tahsil edilen 3.314,24 TTL'nin tahsili istemi ile eldeki davayı açmıştır.
Davacının bu isteğiyle, davalı ile sözleşme ilişkisi içerisinde olduğu 25.3.1997 tarihli kredi kartı üyelik ve kredi sözleşmesi ile de anlaşılmaktadır.Öyle olunca zamanaşımı süresi B.K.’nun 125.maddesine göre 10 yıldır. Dava tarihi itibarı ile bu süre dolmadığına göre, mahkemece işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/11743, K. 2010/2142, 22 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama