KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/12034 E., 2010/1512 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı yüklenicinin dava dışı arsa sahipleri ile yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği yükleniciye düşen dairelerden 8 nolu bölümü haricen bedelini ödeyerek satın aldığı taşınmazın 15.10.2004 tarihinde tapuda devredildiğini, 30.10.2005 tarihinde teslimi gerekirken 7.6.2006 tarihli ihtara rağmen teslim edilmediğini, 2008 yılında inşaatın halen % 56 seviyesinde olduğunun mahkemece tespit edildiğini ileri sürerek sözleşmenin feshi ile eksik ... bedelinden fazlasını saklı tutarak 1.000,00 TL nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, hem sözleşmenin feshinin, hem eksik ... bedelinin istenemeyeceğine, asıl amacın eksik ... bedelinin tahsili olduğuna ve bilirkişi raporuna dayanılarak eksik ... bedeli olarak taleple bağlı kalınarak 1.000,00 TL nin dava tarihinden faizi ile tahsiline, sözleşmenin feshi isteminin reddine karar verilmiş ; hüküm,davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, akde aykırılık nedeni ile akdin feshi ile eksik ... bedelinin tahsili talebi ile eldeki davayı açmıştır. Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi davacı, BK 96 vd maddeleri uyarınca hem akde aykırılık nedeniyle sözleşmenin feshini, hem de bundan kaynaklanan müspet zararının tazminini isteyemez. Çünkü sözleşme fesih edilerek geçersiz olduktan sonra , artık sözleşmeye dayanılarak borcun yerine getirilmemesinden kaynaklanan zarardan söz edilemez.
Her ne kadar mahkemece davacının asıl amacının eksik ... bedelinin tahsili olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de; davacının bu konuda talebini hasretmediği ve bu konuda açıklayıcı bir beyanının da alınmadığı görülmüştür.Hal böyle olunca mahkemece davacıdan talebi açıklattırılarak sonucuna uygun hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/12034, K. 2010/1512, 11 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama