KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/125 E., 2009/6383 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
451 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıların müteahit olup dava dışı üçüncü kişilerden kat karşılı inşaat sözleşmesi ile aldıkları arsa üzerinde inşa ettikleri taşınmazda, davalıların payına düşen bir adet işyeri, bir adet normal, iki adet dubleks daireyi 1.5.2005 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesi ile satın aldığını, davalıların üzerlerine düşen edimleri yerine getirmediğini belirterek maddi ve manevi tazminat ile kira kaybı ve tapu masrafı talibinde bulunmuştur.
Davalı ..., davanın reddini dilemiş, davalı ... duruşmalara katılmadığı gibi cevapta vermemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya 2009/125-6383
tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Yine anılan yasanın 3/d maddesinde, “hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet” olarak tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davalılar(satıcı)nın davacı (alıcı)ya konut ve ... yeri sattığı, satılan konut nedeniyle taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Tüketici mahkemesi özel yetkili mahkeme olduğundan ve davada hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan davanın birlikte tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, Bayburt’ta ayrıca Tüketici Mahkemesi bulunmadığına göre davaya Tüketici Mahkemesi sıfatı ile bakılması gerekir.
Bu yönün gözetilmemiş olması,usul ve yasaya aykırı olup,bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/125, K. 2009/6383, 11 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama