KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/12835 E., 2010/4666 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı tarafından yapılan ihale sonucunda, Devlet Hastanesinin bilgisayar sistemi altyapısını kurduğunu ve bir aylık bilgisayar programı yüklediğini, işin teslim edilmesine rağmen ödeme yapılmadığını, davalıya gönderilen ihtarın sonuçsuz kaldığını, fatura bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, borçlunun icra takibine itirazının iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, 9.735,00- YTL asıl alacak, 55- YTL işlemiş faiz, 35-YTL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 9.825-YTL üzerinden, toplam alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz uygulanmak suretiyle takip başlatmış olup, mahkemece; “davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına” şeklinde hüküm kurulmuş olmakla faize faiz yürütülmesine karar verilmiş olunmaktadır ki, bu durum BK’nun 104/son maddesinde düzenlenen faize faiz yürütülemez hükmüne aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeni bir yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/12835, K. 2010/4666, 8 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama