KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/1295 E., 2009/2191 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
530 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avukat olduğunu ve 10.11.2000 tarihli vekaletname ile davalının vekilliğini üstlendiğini, davalının vekili olarak davalı aleyhine açılan dava ile, davacı adına açtığı davaları layıkıyla takip ettiğini, ancak davalının kendisini haksız olarak azlettiğini ileri sürerek davalı tarafından ödenmesi gereken vekalet ücreti ile karşı taraf aleyhine hükmedilecek vekalet ücretleri toplamı olan 8.228,40 YTL ve 5.000,00 YTL manevi tazminatın tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının katkı payına ilişkin dava açarken faiz istemediğini, bu hususta ek dava açarak ayrı masraf ve vekalet ücreti doğmasına sebep olduğunu, fazlaya dair hakları saklı tutmadığı içinde ıslah ile aRtırılan miktarın reddine sebep olduğunu, davacının bu nedenlerle haklı olarak azledildiğini savunarak davanın reddini dilemiş, karşı dava ile de davacı avukata peşin ödediği 1.200,00 YTL.nin tahsilini, davacının takip ettiği davadaki hükmedilen miktara işleyecek faizinin, ıslah ile artırılan ancak reddedilen 585,29 YTL.nin açılan faiz davasındaki 700,00 YTL masraf ile 100,00 YTL bilirkişi ücretinin ve 3.000,00 YTL manevi tazminatın tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davacı avukatın görevini layıkıyla yaptığı yargılama sırasında bazı ihmalleri görülsede bunları yargılama aşamasında telafi ettiği, ücrete hak kazandığı, azlin haksız olduğu gerekçesiyle asıl davada 8.228,40 YTL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteğinin ve karşı davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı avukatın davalı adına açtığı ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2001/265 sayılı dava dosyasında karşı taraftan 35.000,00 YTL katkı payını istediği ve ancak fazlaya dair haklarını saklı tutmadığı gibi faiz talebinde de bulunmadığı, akabinde tüm dosyaların birleştiği ...
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/177 (eskisi 2001/193) E.Sayılı davasında katkı payından dolayı ıslah ile 585,29 YTL daha talep ettiği ve başka bir dosya ilede katkı payına işleyen faiz için dava açtığı anlaşılmaktadır. Avukatın üzerine aldığı işi özenle yürütmesi şarttır. Vekalet sözleşmesi kurulurken taraflar arasında başlangıçta var olan güvenin ilişki devam ederkende sürmesi vekalet ilişkisinin gereğidir.
Avukatın üzerine aldığı işi yürütürken özensiz davranması, veya vekalet ilişkisi devam ederken başlangıçta var olan güvenin yitirilmesine neden olan olayların vuku bulması halinde avukatın azledilmesinin haklı nedene dayalı olduğunun kabulü zorunlu olup, azilnamede sebep gösterilmemiş olmasıda bu sonucu değiştirmez.
Dava konusu olay değerlendirildiğinde, davacı avukatın katkı payına ilişkin davayı açarken fazlaya dair haklarını saklı tutmaması nedeniyle ıslah ile artırılan miktarın reddine neden olduğu, yine katkı payı davasını açarken faiz isteğinde bulunmayıp faiz hususunda ayrı bir dava açarak fazla masraf yapılmasına ve zaman kaybına neden olduğu ve bu itiharla davalının davacıyı haklı nedenlere dayanarak azlettiği anlaşılmaktadır.
Davacı haklı olarak azledildiği içinde davalıdan talepte bulunması olanaklı değildir. Mahkemece, değinilen bu yönler gözetilerek davacı avukat tarafından açılan asıl davanın reddine karar verilmesi, karşı dava yönünden de tarafların delilleri ve karşı delilleri sorulup alınmak suretiyle inceleme yapılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Yukarıda açıklanan bozma nedenine göre, davacının temyiz itirazlarının incelen,.mesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/1295, K. 2009/2191, 23 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama