KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/13566 E., 2010/5641 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
249 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının faturada belirtilen malları kendisinden satın aldığını, fakat bugüne kadar herhangi bir ödemede bulunmadığını, tahsili için başlatılan icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve %40 icra inkâr tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, fatura konusu malların davalıya teslim edilmesine rağmen bedelinin ödenmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı,davalıya sattığı malların bedelinin ödenmediğinden bahisle budavayı açmıştır. Davalı, yargılamaya katılmadığından davayı inkar etmiş kabul edilmelidir.Bu durumda,davacının iddiasını yasal delillerle kanıtlaması gerekir.Olayda, miktar itibari ile ve davalının açık muvafakatı bulunmadığından HUMK 288.ve289.maddeleri gereğince tanık dinlenemez ve tanık beyanına dayanılarak karar verilemez.
Davacının ibraz ettiği 18.04.2008 tarihli fatura, açık fatura olup, davacı tarafından tek taraflı düzenlenmiş bir belgedir.Bu fatura, tek başına satım ilişkisini ve malların teslimini ispatayeterli değildir.Faturada belirtilen malların davalıya teslim edildiği yazılı bir belge ile de ispat edilememiştir. Bu durumda,davacının iddiasını ispat ettiği söylenemez.Ancak, davacı dava dilekçesinde, "sair delil" demek suretiyle açıkça yemin deliline de dayanmıştır.
Mahkemece, davacıya davalıya yemin teklif etme ... hatırlatılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/13566, K. 2010/5641, 22 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama