KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/13621 E., 2010/7348 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı karşı davalı avukatınca duruşmalı davalı-karşı davacı avukat duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalı vekili avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, doğuştan anomalili olduğunu, bu nedenle hamile kalınca çocuğununda anomalili doğma riski taşıdığından, hamileliğin başından itibaren davalı doktorun gözetimi altında olduğunu, davalının çocuğun sağlıklı olduğunu bir şeyinin olmadığını söylemesine rağmen anomalili bir çoçuk doğurduğunu, kusurlu olan davalıdan toplam 70.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiş, açtığı karşı dava ile de davacıların kendisi hakkında doğru olmayan konuşmalar yaparak mesleki kariyerine zarar verdiğinden bahisle 30.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2009/13621-2010/7348
2-Avukatlık ücret tarifesinin Manevi tazminat davalarında ücret başlıklı 10.maddesinin 3.fıkrası"Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur" hükmü gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/13621, K. 2010/7348, 31 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama