KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/13774 E., 2009/13491 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
437 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, harici sözleşme ile dava dışı şahıstan satın aldığı aracın bedelini ödediğini, banka kredisi ile satın alınmış olması nedeniyle taksitler bitince devrin yapılmasında anlaşıldığını, davalının harici sözleşmenin kefili olduğunu, kendisinin de bu sözleşmeye güvenerek aracı 3. şahsa devrettiğini, ancak son 4 aylık taksitin ödenmemesi nedeniyle aracın ellerinden alınmasının söz konusu olması üzerine kalan kredi borcunu kendisinin ödemek zorunda kaldığını, tahsili için yapılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile inkar tazminatını talep etmiştir.
Davalı, adi kefalet olduğunu , önce asıl borçluya gidilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,BK 484 maddesi uyarınca kefalet miktarı belirtilmediğine dayanılarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 2. maddesinde “Bu kanunun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiş, yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; 2009/13774-13491
kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı dava dışı şahıstan haricen satın aldığı araç için ödemek zorunda kaldığı kredi borcunun tahsili amacıyla kefil olan davalıya karşı eldeki davayı açmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık harici ve 2. el yapılan araç satışından kaynaklanmakta olup 4077 sayılı yasa kapsamında kalmamaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kalmadığına göre davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesine değil, genel mahkemeye aittir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak sözkonusu olmaz. Mahkemece davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/13774, K. 2009/13491, 19 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama