KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/14975 E., 2010/9552 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
704 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... geldi davalı adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile birlikte imza altına aldıkları belge ile davalıya miktar ve ayarı belli altınları satmak üzere verdiğini, altınların bedelinin davalı tarafından ödenmemesi nedeniyle ... İcra ...2001/2893 Esas sayılı icra takibinde bulunduğunu, takibin kesinleşerek haciz işlemi yapıldığını, davalı icra ödeme emrinin usulsüz tebliği nedeniyle öğrenme tarihi itibariyle itirazının kabulü talebiyle dava açtığını davanın kabul edildiğini,itiraz dilekçesi ve onama kararının kendisine tebliğ edilmediğini, mahkeme kararıyla takibin durduğunu,haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davacının borca itirazı icra hukuk mahkemesince verilen karar tarihinde öğrenmiş olduğu ve davanın 1 yıllık yasal sürede açılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İİK. 67/1 maddesi "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliğ tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir" düzenlemesini getirmiştir. Bu yasal düzenleme doğrultusunda yapılan icra takibine borçlunun itiraz etmesi halinde davanın bir yıllık süre içinde açılması zorunludur. Bu süre sukutu
2009/14975-2010/9552
hak süresidir. Ne var ki, bu sürenin başlaması için itirazın alacaklıya tebliği zorunludur. Yasada bu sürenin itirazın alacaklıya tebliğinden başlayacağı açıkça vurgulanmıştır. Yasa koyucu bu sürenin sukutu hak süresi olması, bu bağlamda hakkı söndüren bir süre olması nedeniyle alacaklının borçlunun itirazlarına tam olarak muttali olması, bunun da ancak itirazın tebliği yoluyla olacağını öngördüğünden sürenin tebligatla başlayacağını kabul etmiştir.
Somut adaletin gerçekleşmesi hakkın özünün ziyana uğramaması için de süreyi yasada açıkça belirtildiği gibi itirazın tebliğinden başlatmak adil sonuç doğurur. (19.H.D. 9.5.2006 gün 2005/10934-5150, 15.2.2007 gün 2006/7460-1335, 11.7.2006 gün 3489/7571 sayılı kararları bu doğrultudadır. İİK.şerhi ... , Doç. Dr. ..., Sayfa 1170-1178-İtirazın İptali, Borçtan Kurtulma, Menfi Tespit ve İstirdat davaları, ...
Sayfa 56 Nitekim Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 31.1.2006 gün 2005/755 esas 2006/757 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere 1 yıllık bu süre borçlunun itirazının alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren başlayacaktır.
Somut uyuşmazlıkta, davalı borçlunun itirazı davacı alacaklıya tebliğ edilmediğinden bir yıllık sukutu hak süresi başlamamıştır. Bu nedenle işin esasının incelenmesi gerektiği halde, mahkemece yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasala aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/14975, K. 2010/9552, 28 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama