KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/15855 E., 2010/6728 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptalı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 4.4.2009 tarihli Gayrimenkul Kaporalı Alım Satım Sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşmeyi kendi adlarına ...’un imzaladığını, davalının hiçbir gerekçe göstermeden sözleşmeye konu gayrimenkulü almaktan vazgeçtiğini, sözleşmenin 6. maddesi gereğince hizmet bedeli ödemesi gerektiğini söylemesine rağmen ödeme yapmayınca tahsili için icra takibinde bulunduğunu başlattığı icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek,icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile aralarında sözleşme bulunmadığını, davacı şirketin taraf sıfatı bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin tellallık sözleşmesi olmayıp taşınmaz satımına ilişkin olduğu, resmi şekilde yapılmadığı için sözleşmenin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı şirket, 4.4.2009 tarihli “Gayrimenkul Kaporalı Alım Satım Sözleşmesi” başlıklı sözleşmeye istinaden davalı alıcının gayrimenkulü satın almaktan vazgeçmesi nedeniyle hizmet bedelinin tahsili istemiyle başlattığı icra takibine davalının vaki itirazının iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı, davacı şirket ile sözleşme imzalamadıklarını, davacı şirketin taraf sıfatının bulunmadığını savunmuştur. Davaya konu sözleşmede davacı 2009/15855-2010/6728
şirketin imzası bulunmamaktadır. Sözleşmede imzası bulunan ...’un davacı şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğu ispat edilememiştir. Bu nedenle davacı şirketin aktif husumet (dava açma) ehliyeti yoktur. Mahkemece bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden sonucu itibariyle doğru olan hükmün gerekçesi değiştirilerek onanması HUMK.nun 438/son maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/15855, K. 2010/6728, 13 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama