KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/1667 E., 2009/2536 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2009
Karar Metni
392 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
... vekili avukat ... ile Türkiye ... Bankası ... Şubesi vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... Asliye Hukuk Mahkemesinden (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) verilen 23.3.2007 tarih ve 101-126 sayılı hükmün Dairenin 25.11.2008 tarih ve 14138-13997 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, dava dışı ... Oto İnş. Pet. Ürn. San. Tic. Ltd. Şti. ile 28.4.2005 tarihinde düzenlenen araç satış sözleşmesi ile araç satın aldığını, bir miktar kaparo verdikten sonra bakiyesi için davalı bankadan 40.000,00 YTL tüketici kredisi kullanarak sözleşme gereği aylık 2.092,00 YTL'lik 24 taksit ile 50.228,88 YTL olarak borcun geri ödemesini üstlendiğini, ancak dava dışı firma tarafından davalıya fatura ibraz edilmeden ve araç üzerinde rehin tesis edilmeden 39.675,00 YTL dava dışı firmaya ödendiğinden bahisle zarara uğradığını ileri sürerek davalıya 50.229,00 YTL borçlu olmadığının tespitine %40 oranında kötü niyet tazminatına ve bankaya ödemesi yapılan 16.797,46 YTL.nin reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının davalı bankaya 50.229,00 YTL borçlu olmadığının tesbitine, yersiz ödenen 16.742,96 YTL.nin davalıdan tahsiline, asıl borç olan 40.000,00 YTL.nin %40'ı oranındaki 16.000,00 YTL. kötü niyet tazminatının tahsiline dair verilen karar dairemizce onanmış, davalı bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalının sair karar düzeltme taleplerinin reddi gerekir.
2-Dava, menfi tespit ve istirdat talebiyle açılmış olup yasal dayanağı İİK. Madde 72’dir. Davanın borçlu-davacı lehine neticelenmesi halinde, borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi için borçlu aleyhinde bir icra takibinin olması, alacaklının icra takibini yapmakta kötü niyetli bulunması ve alacaklının haksız olması gerekir.
Somut olayda, davacı aleyhine davalı banka tarafından yapılmış icra takibi bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilemez. Kararın bu nedenle bozulması gerekirken, zuhulen onandığı anlaşıldığından davalının bu yöne ilişkin karar düzeltme talebinin kabulü ile kararın bu yönden bozulmasına,
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeni bir yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmesi HUMK.nun 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/1667, K. 2009/2536, 26 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama