KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/1714 E., 2009/9112 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın zamanaşımı yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketin inşaatını yaptığı siteden 17 numaralı daireyi 6.3.2002 tarihli sözleşme ile davalıdan satın aldığını, ancak davalının site dahilinde inşa etmesi gereken sosyal tesislerin bir kısmını yapmadığını, bir kısmını ise ayıplı olarak imal ettiğini, bu durumun dairenin değerinde eksiklik meydana getirdiğini ileri sürerek, 8200 Amerikan Dolarının istirdadını istemiştir.
Davalı, dairenin 6.3.2002 tarihinde davacıya teslim edildiğini, 4077 sayılı yasanın 4/4.maddesindeki 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu savunmuş, esastan da davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın 5 yıllık zamanaşımı süresinden sonra 17.1.2008 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki davada, davalı şirketin site içinde yapması gereken bir kısım sosyal tesisleri hiç yapmadığını, bir kısmının ise ayıplı olarak imal edildiğini ileri sürerek bu durumun dairenin değerinde meydana getirdiği değer kaybını istemiştir. Taraflar arasındaki daire satış sözleşmesi 6.3.2002 tarihli olup, eldeki dava ise 17.1.2008 tarihinde açılmıştır. 4077 sayılı yasanın 4/4.maddesinde ayıplı olarak imal edilen konutlardan dolayı zamanaşımı 5 yıl olarak belirlenmiştir.
Hiç imal edilmeyen işlerden dolayı ise, 4077 sayılı yasada zamanaşımı süresi öngörülmemiş olup, taraflar arasında akdi ilişki bulunduğu için BK.nun 125.maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresi geçerlidir.
Bu itibarla, davalının hiç imal etmediği işlerden dolayı zamanaşımı süresinin dolmadığı benimsenerek, öncelikle davalı tarafça yapılması gerekirken, hiç imal edilmeyen imalatların neler olduğu belirlenerek, bu imalatlara ilişkin olarak işin esasına girilip hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönleri göz ardı ederek yazılı şekilde hüküm tesis etmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/1714, K. 2009/9112, 30 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama