İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2009/2113 K.2009/11229

Taraflar arasındaki tapu iptali ve alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi…

Esas2009/2113Karar2009/11229Tarih12 Ekim 2009Okuma4 dk · 740 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/2113 E., 2009/11229 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Ekim 2009
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

740 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali ve alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı ile aralarındaki şifai anlaşma gereğince, davalı adına kayıtlı bulunan Tekirdağ, ... ada, 8 parselde kayıtlı arsa üzerine yapılan binanın imalat masraflarını müştereken ödediklerini, bu nedenle binanın ikinci ve dördüncü katı ile zemin kattaki dükkanın yarı hissesinin tapuda kendi adına tescil edilmesi gerekirken, davalının edimini yerine getirmediğini ileri sürerek, söz konusu taşınmazların tapuda adına tesciline, olmadığı takdirde ise bedelleri olan 16.755.675.000 TL’nin yasal faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı, binada bazı imalatların davacı tarafından yapıldığını kabul etmekle birlikte, davacı ile aralarında iddia edildiği gibi bir sözleşme ilişkisi bulunmadığını, binanın bulunduğu arsanın ve inşaata ilişkin proje bedellerinin de tamamen kendisi tarafından karşılandığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, tescil talebinin reddine, tazminat talebinin ise kısmen kabulüne, dosya kapsamına göre davacı tarafından yapılan iki kat daire ile zemin katın yarısının dava tarihi itibariyle toplam rayiç değeri olan 50.734,50 YTL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

HUMK.nun 76. maddesi uyarınca davada maddi olguların açıklanması taraflara, ileri sürülen maddi olguların hukuki nitelendirilmesi ve uygulanacak yasa maddelerinin tespit edilmesi ise hakime ait bir görevdir.

Dava konusu olayda davacı, tapuda davalı adına kayıtlı bulunan arsa üzerine davalı ile müştereken bina inşa ettiklerini, aralarındaki sözlü anlaşma gereğince binanın ikinci ve dördüncü katı ile zemin kattaki dükkanın yarı hissesinin kendisi adına tescili gerekirken davalı tarafından tescil işleminin yapılmadığını ileri sürerek, tescil, olmadığı takdirde ise tazminat istemiyle eldeki davayı açmış olup, davada sözleşme ilişkisine dayanmıştır.

Davadaki ileri sürülüşe göre davacı tarafından varlığı iddia edilen bu sözleşme ise, Borçlar Kanununun 520 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık sözleşmesi olup, uyuşmazlığın da adi ortaklık hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.

Borçlar Kanununun adi ortaklığa ilişkin 520 ve onu izleyen maddeleri gereğince adi ortaklığın kurulabilmesi için yazılı şekil gerekli olmayıp, adi ortaklık sözleşmesi sözlü olarak da yapılabilir.

Somut olayda taraflar arasında iddia edildiği gibi sözlü bir ortaklık ilişkisinin bulunması halinde, adi ortaklığın kendine özgü yapısı gereğince ortaklar, diğer sözleşmelerden farklı olarak emek ve sermayelerini ortak bir amaç doğrultusunda birleştirdiklerinden, ortaklardan birinin diğer ortağa ortaklık konusu taşınmazın mülkiyetini geçirme borcu altına girmesi hukuken mümkün ve geçerlidir. (Bkz.

Yargıtay HGK.nun 1991/13-76 esas 1991/199 karar ve 10.4.1991 tarihli kararı) Tapulu taşınmazlar için öngörülen resmi şekil şartı ise, ancak tapulu bir taşınmazın mülkiyetinin sermaye olarak ortaklığa konulması için aranmaktadır.

Buna göre dava konusu olayda davacı, adi ortaklık sözleşmesinin varlığının ispatı halinde, ortaklık faaliyeti sonucu elde edilen söz konusu taşınmazların kendisi adına tescilini veya aynı taşınmazların rayiç bedellerinin ödetilmesini talep edebilecektir. Ne var ki davalı, davacı ile aralarında iddia edildiği gibi bir sözleşme bulunmadığını savunarak, akdi ilişkiyi inkar etmiştir. Bu durumda davacı, söz konusu akdi ilişkinin varlığını yasal delillerle ispat etmekle yükümlüdür.

Davalının açık muvafakatı bulunmadığından, HUMK.nun 288. maddesi gereğince miktar itibariyle olayda tanık da dinlenemez. Davacı, taraflar arasındaki akdi ilişki yasal delillerle ispat edememişse de, dava dilekçesinde “her türlü delil” demek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan, mahkemece davacıya, bu konuda karşı tarafa yemin yöneltme hakkı bulunduğu hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Öte yandan, davalı tarafından akdi ilişki inkar edilmekle beraber, davalıya ait arsa üzerinde inşa edilen binada davacının bazı imalatlar yaptığı bizzat davalının da kabulündedir.

Bu nedenle adi ortaklığın, davalıya yöneltilecek “yemin” delili sonucunda da ispat edilememesi halinde ise, “çoğun içinde az da vardır” kuralı gereğince davacının, binanın yapıldığı tarih itibariyle serbest piyasa fiyatlarına göre malzeme ve işçilik bedelleri dahil olmak üzere kendisi tarafından yapılan tüm yapım masraflarının ödetilmesini talep edebileceğinin kabulü gerekir.

O halde mahkemece, diğer yasal delillerle kanıtlanamayan adi ortalığın ispatı için, davacıya öncelikle bu konuda karşı tarafa yönelteceği “yemin” delili hatırlatılmalı, sonucuna göre hüküm kurulmalı, adi ortaklığın yemin delili ile de kanıtlanamaması halinde ise, davalıya ait binada davalının da kabulünde olan davacı tarafından yapılan imalatların, yapıldığı tarih itibariyle serbest piyasa fiyatlarına göre malzeme ve işçilik bedelleri dahil olmak üzere tüm yapım masrafları,

konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan açıklayıcı ve denetime elverişli rapor alınmak suretiyle belirlenmeli ve belirlenecek bu miktarın ödetilmesine karar verilmelidir. Açıklanan tüm bu hususlar gözardı edilerek, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 12.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/2113, K. 2009/11229, 12 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/2113
Karar No
2009/11229
Tarih
12 Ekim 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2009/2118 K.2009/12150
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/2127 K.2009/9167
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/2137 K.2009/9168
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2009/2146 K.2009/11512
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2009/2147 K.2009/11513
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2009/2151 K.2009/11550

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.