KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/2396 E., 2009/10915 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
518 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, 62 adet çizgi romandan oluşan eserlerini, davalı ile yapmış oldukları telif haklarının devrine ilişkin sözleşmeler gereğince 10.000 Adet baskı ile sınırlı olmak koşuluyla davalıya teslim ettiklerini, tarafların edimlerini yerine getirip sözleşme hükümlerinin uygulandığını, ne var ki davalı Bakanlığın teslim etmek üzere aldığı 62 adet eserden 18 adedini iade edip, kalan 44 adedini ise geri vermediğini, eserlerin iadesi için göndermiş oldukları ihtarın da sonuçsuz kaldığını, eserlerin basım işlemlerinin ancak orijinallerinden mümkün olması nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 5.280,00 YTL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporuna göre, iade edilmeyen çizgi romanların, tarama cihazı kullanılmak suretiyle bilgisayar teknolojisi ile yeniden elde edilmesinin mümkün olduğu kabul edilerek, tazminat sorumluluğunu gerektiren koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar tarafından hazırlanan 62 adet orijinal çizgi romanların, davalı Bakanlıkça 10.000 adet basımı konusunda, her bir çizgi roman için ayrı ayrı olmak üzere taraflar arasında, telif haklarının devrine ilişkin sözleşmeler imzalandığı, basım işlemlerinin tamamlanmasından sonra teslim edilen 62 adet eserden 18 adedinin iade edilmiş olmasına rağmen, 44 adedinin ise iade edilmediği, bu konuda keşide edilen ihtarın da sonuçsuz kaldığı uyuşmazlık konusu değildir.
Uyuşmazlık, “44 adet eserin iadesinin gerekip gerekmediği” ve “eserlerin iade edilmemiş olması nedeniyle davacıların zarara uğrayıp uğramadıkları” noktasında toplanmaktadır.
Taraflar arasındaki sözleşmelere göre davacıların, eser sahipliğinden doğan mali hakları kendilerine ait olan çizgi romanların, yalnızca 10.000 adet çoğaltılması hakkını, davalıya vermiş olmaları karşısında davalı Bakanlığın, basım işlemlerinden sonra sözleşmelere konu olan eserleri iade ile yükümlü olduğunun kabulü gerekir. Nitekim mahkemece de bu husus kabul edilmişse de, eserlerin iade edilmemesi nedeniyle davacıların herhangi bir zarara uğramadıkları benimsenmiştir.
Oysa ki hükme esas alınan Prof. ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, “çizgi resimlerin tarama cihazı (scanner) ile taranması teknolojik olarak mümkündür. Adope Photoshop ve benzeri bilgisayar programları ile kaliteli çıkış alınabilir.
Çizgi ressamların zararı söz konusu olmayabilir.” gibi ihtimallere dayalı kesin olmayan açıklamalara yer verilmiş olup, davacılar ise çizgi romanların yayınevlerinden çoğaltılmasının ancak orijinalleri ile mümkün olduğunu, eserlerin kopyalarından yapılacak çoğaltmaların kaliteli olamayacağını, kaldı ki aksinin kabul edilmesi halinde dahi, 2.674 sayfa ve 11.929 resimden oluşan 44 adet çizgi romana ilişkin resimlerin tek tek bilgisayarda taranması,
renklendirilmesi ve çoğaltılması işlemlerinin uzun zaman, emek ve masraf gerektirdiğini, her durumda zararlarının söz konusu olduğunu” belirterek rapora itiraz etmişlerse de, mahkemece bilirkişiden ek rapor alınmamış, davacıların itirazları karşılanmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
O halde mahkemece, davacıların itirazlarını karşılar şekilde bilirkişiden açıklayıcı, denetime elverişli ek rapor alınmak suretiyle, 44 adet eserin iade edilmemiş olması nedeniyle davacıların herhangi bir zarara uğrayıp uğramadıkları belirlenerek, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, davacıların itirazları karşılanmadan eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/2396, K. 2009/10915, 5 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama