KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/2454 E., 2009/8241 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya havale ile borç olarak gönderdiği 5.000- Euro’nun 3.700-Euro’sunun tahsili için başlatılan takibe davalı tarafından itiraz edildiğini, takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıyı kira ortağı olarak evine aldığını, havale edilen paranın kira karşılığı gönderildiğini, ev arkadaşlığının yürütülemediğini, kira ve ortak gider bedeli düşüldükten sonra kalan 2.500-YTL’nin davacıya havale edildiğini, bakiye kalan kısmında arkadaşları huzurunda davacıya ödendiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, tarafların kira ortağı olarak aynı evde oturdukları, davalının hemen ödeme taahhüdü ile davacıdan 5.000-Euro aldığı, paranın davacıya iade edildiğine dair bir belge bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.700-Euro’nun takip tarihindeki kur karşılığı olan 6.512.00-YTL’nin takip tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilecek şekilde itirazın iptali ile takibin bu şekilde devamına, işlemiş faiz ve bakiye alacağa yönelik talebin reddine, asıl alacağın %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalıya havale ile 5.000-Euro borç para gönderdiğini iddia etmiş, davalı ise bu iddiaya karşı
koyarak, davacıdan ödünç almadığını, paranın kira karşılığı gönderildiğini, ev arkadaşlığının bitirilmesi üzerine kira ve ortak giderler düşüldükten sonra kalan 2.500,00-YTL’yi de davacıya ödediğini öne sürerek vasıflı ikrar bir başka deyişle gerekçeli inkarda bulunmuştur. Bu ikrar bölünemez. Hal böyle olunca paranın ödünç olarak verildiğini ispat yükü davacıya ait olup, davacı ödünç ilişkisini yasal delillerle kanıtlamakla yükümlüdür.
Ödeme savunmasını ve miktarını ispat külfeti ise davalıdadır. Havale, kural olarak bir ödeme vasıtası olup, bizatihi ödünç ilişkisinin varlığını kabul etmek için yeterli değildir. Dava konusu paranın ödünç olarak verildiği, davacı tarafından yazılı delillerle ispat edilememiştir. HUMK’nun 288.maddesi gereğince miktar itibariyle olayda tanık da dinlenemez. Davalı tarafından kabul edilmeyen e-mail yazışmaları da hükme dayanak yapılamaz.
Ne var ki, davacı delil listesinde ‘her türlü yasal kanıt’ demek suretiyle ‘yemin’ deliline de dayanmış olduğundan bu konuda (davalının ortak gider ve kira masrafı olarak inkar ettiği kısım için) davacıya, karşı tarafa yemin yöneltmeye hakkı bulunduğu hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Davacı tarafından, 6.497,20-YTL asıl alacak yönünden icra takibinde bulunulmuş ve işlemiş faiz ile bakiye alacağa ilişkin talebin reddine karar verilmiş olmasına rağmen, mahkemece talep aşılarak 6.512,00-YTL üzerinden itirazın iptaline dair hüküm kurulmuştur. HUMK 74. md gereğince "Hakim her iki tarafın iddia ve müdafaalarıyle mukayyet olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez". Bu nedenle mahkemece talebin aşılması suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/2454, K. 2009/8241, 15 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama