KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/2475 E., 2009/4849 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki uyarlama davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 1.5.2000 tarihli 10 yıl süreli kira sözleşmesi ile kendisine ait taşınmazın davalıya aylık 25 000 USD + KDV olarak kiralandığını, doların çok artması üzerine 1.5.2003 tarihli ek protokol yapılıp aylık kiranın 22 500 USD + KDV ye indirildiğini, ancak son 3-4 yıldır doların sürekli değer kaybettiğini ileri sürerek kiranın aylık 37 000 USD ye uyarlanmasının istemiştir.
Davalı,sözleşmeye bağlılık ilkesi gereği davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne, kira sözleşmesinin 1.5.2006 tarihinden itibaren 29 283,64 USD + KDV olarak kabulüne, fazla talebin reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın, davalı tarafından 1.5.2000 tarihinde 10 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiralandığı ,aylık kiranın 25 000 USD + KDV olduğu, bilahare 1.5.2003 tarihinde yapılan ek protokol ile 22 500 USD + KDV ye indirildiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı son yıllarda dolarda meydana gelen değer kaybını ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece dolar ve TEFE deki artışlar gözetilerek hazırlanan bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Oysa uyarlama talebinde bulunulabilmesi için karşılıklı edimler arasındaki dengenin, öngörülemeyecek biçimde şartların olağanüstü değişmesiyle sonradan taraflardan biri aleyhine katlanılamayacak derecede bozulması gerekmektedir. Davacı mal sahibi olan kiralayan, ülkemizde sürekli yaşanan 2009/2475-4849
enflasyonun rizikolarından korunmak amacıyla dövize endeksli kira sözleşmesini düzenlemiştir. Ancak ekonomik şartlar ve daha öncesinde dövizde meydana gelen dalgalanmalar gözetildiğinde döviz ile sözleşme yapan davacının, dövizde artış olabileceği gibi düşüşün de olabileceğini tahmin etmesi gerekmektedir. Nitekim, günümüzde yaşanan dolardaki ani yükselişin de tek başına uyarlama koşullarını oluşturmayacağı açıktır.
Davacı sadece dolardaki düşüşü ileri sürerek dava açmış, aradan geçen sürede ekonomik şartlar ile taşınmazın bulunduğu çevredeki şartların değiştiği ve sözleşmede edimler arasındaki dengenin bu nedenle katlanılamayacak şekilde bozulduğunu ileri sürmemiştir.
Hal böyle olunca mahkemece sadece dolardaki düşüşe dayanılarak uyarlama talebinde bulunulamayacağı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/2475, K. 2009/4849, 9 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama