KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/3057 E., 2009/8929 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıların murisleri Hamit Arslan’dan kendilerine intikal eden taşınmaz hisselerini, Dikili noterliğinin 13 temmuz 1994 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, satış bedelini ödediğini, davalıların edimlerini yerine getirmemeleri üzerine açtığı tapu iptal ve tescil davasının reddedildiğini ileri sürerek ödediği bedelin denkleştirici adalet ilkeleri gereğince belirlenecek bedelinden şimdilik 50.000,00 YTL nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, Naci Yetki ve zamanaşımı itirazında bulunarak davanın reddini dilemiştir. Davalı ..., duruşmalara katılmadığı gibi, cevapta vermemiştir.
Mahkemece, davacının ödediği bedelin denkleştirici adalet ilkesi gereğince dava tarihinde ulaşacağı bedel tespit edilerek taleple bağlı kalmak kaydıyla davanın kabulüne karar verilmiş; Hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalıların murisi tapu ile malik olduğu taşınmaz hisselerini Noterden düzenlenen 13.7.1994 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile davacıya satmayı vaad etmiş olup, taraflar arasında yapılan bu sözleşme geçerlidir. Geçerli sözleşmenin ifa edilmemesi nedeniyle davacı taşınmazın ifanın imkansız hale geldiği tarihteki rayiç değerini isteyebilir.
Dikili Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/184 esas 2001/100 karar sayılı ilamı ile davacının açtığı tapu iptal ve tescil davası reddedildiğinden sözleşmenin ifası imkansız hale gelmiştir.
Mahkemece taşınmaz üzerinde keşif yapılarak taşınmazın ifanın imkansız hale geldiği tapu iptal ve tescil talebinin reddine dair kararın kesinleştiği tarih itibariyle satışa konu hissenin rayiç değeri bilirkişi marifetiyle belirlenip, belirlenecek miktar talepten az ise belirlenecek miktarın, talepten fazla ise taleple bağlı kalınarak davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/3057, K. 2009/8929, 29 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama